"Biliyor musun Büşra, Fırat gitmiş!" Parmakları arasında hareket eden kalemin duruşu ile yanı başına usulca oturdu, Emel. Büşra'nın günlerdir bildiğinden daha içine kapanık oluşu, yüzünde gülümsemeye dair izlerin yok olduğu gerçeğinin nedenleri arasında Fırat'ın olduğunu biliyordu. Birlikte yazdıkları mektubu ona verdiğini söylediği günden itibaren Büşra, onların yanına geldiği ilk günlere dönmüştü adeta. Babasının elinden tutup getirdiği kuzenini gördüğü ilk zamanlardan bugüne çok yol katetmişlerdi. Artık eskisi gibi uykusunda hıçkırarak ağlamıyor, çığlık çığlığa uyanmıyor oluşundan daha da öteydi kaydettikleri aşama. Onunla birlikte gülümseyen, hatta çoğu kez konuşmasa da onu güldüren; yıllardır özlediği kardeş sevgisini bulmuş, boğulduğu yalnızlık uykusundan ise onunla uyanmıştı. Şimdi

