Akşamüstü Kayalar Köyü’nün taş yolları kızıl bir ışıkla kaplanmıştı. Arin avluda tek başına oturmuş, eski bir kilimi temizliyordu. Elleri yavaş yavaş hareket ediyor, ama aklı tamamen karşı konaktaydı. Adar’ın sabahki fısıltılı sesi hâlâ kulaklarındaydı: “Seninim…” O üç kelime, bedenini olduğu gibi sarmıştı.
Adar da kendi avlusunda, duvara yaslanmış, Arin’i izliyordu. Gözleri kızıl saçların her savruluşunda takılı kalıyordu. Arin’in parmaklarının kilimde dolaşması bile Adar’ın içinde bir şeyleri eritiyordu. Boğazı kurudu. Bir an gözleri kapandı ve hayal etti: Arin’in eli kendi elinde, parmakları birbirine kenetlenmiş, o sıcak ten birbirine değmiş…
Arin başını kaldırdı. Gözleri karşı avluya kaydı ve Adar’la kesişti. Bu sefer bakışları uzun sürdü. Ela gözler Adar’ın gözlerine kenetlendi. Arin’in dudakları hafifçe kıpırdadı, sanki uzaktan bir şey söylemek istiyordu. Adar da aynı şeyi hissetti. İkisi de kıpırdamadan, sadece bakışlarıyla konuştular. Arin’in gözlerinde hem utangaç hem de cesur bir sıcaklık vardı; “Gel yanıma… korkma” der gibiydi.
Adar’ın kalbi deli gibi attı. Eli farkında olmadan göğsüne gitti, oradan yavaşça aşağı kaydı. Arin fark etti. Göğsü inip kalktı. Kendi eli de istemeden beline gitti, parmakları elbisesinin kumaşında dolaştı. İkisi de tek kelime etmedi ama o sessiz an, yirmi yıllık suskunluktan daha fazla şey söylüyordu. Samimi, yakıcı, sadece onlara ait bir an.
Arin hafifçe gülümsedi. O gülümseme Adar’a özel, sıcak ve davetkârdı. Adar da gülümsedi. İlk defa ikisi de aynı anda gülümsemişti. Yasak ama çok gerçek bir gülümseme.
Töre ve Aile Gölgesi
Zeynep kapıdan başını uzattı, sesi alçaktı:
“Abla… baba avluya geliyor. Yine ‘o tarafa bakma’ diye homurdanıyor.”
Arin hemen başını öne eğdi ama dudaklarındaki gülümseme hâlâ silinmemişti. İçinden “Adar… seninim” diye geçirdi.
Adar da Nine’nin geldiğini hissetti. Nine bastonuyla yaklaştı ama hiçbir şey söylemedi. Sadece Adar’ın omzuna dokundu ve geçti. Adar’ın gözleri hâlâ Arin’deydi.
İkisi de biliyordu: Bu bakışlar artık yetmiyordu.
Ama köyün gözü üstlerindeydi.