Özür Dilerim

1308 Words
Berivan'dan Bir süre banyoda yerde oturmuş, sakinleşmeye çalışmıştım. Mirza gideli çok olmuştu. Henüz eve gelmemişti. Umarım hiç de gelmezdi. Nihayet ağlamam durduğunda üzerimde kalan son parçalardan da kurtuldum hemen suyu açtım. Olabildiğince sert bir şekilde boynumu liflemeye başladım. Bugünü silmek istercesine sürtüyordum lifi boynuma. Bir süre sonra boynuma su geldikçe sızlamaya başladı. Sanırım boynum tahriş olmuştu. Vücudumun diğer bölgelerini de lifledikten sonra suyla durulayıp, çıktım banyodan . Üzerime bornozu geçirdim ve banyodan ürkek bir şekilde çıktım. Şükür ki ben banyo yaparken Mirza gelmemişti. Daha fazla zaman kaybetmeden üzerimi giyindim. Saçımı kuruturken gözüme yatak takıldı. Çarşafın üzerinde hala Mirza'nın kanı vardı. Kanı görünce aklıma yaşadıklarım gelmişti. Ağlayarak ayağa kalktım, yatağın üzerindeki herşeyi değiştirdim. Yerdeki nevresim ve çarşafı parçalamaya başladım yaşadıklarımı unutmak istercesine.Bugün hiç yaşanmamış olsun istiyordum. İstediğim çok şey vardı fakat hiçbiri gerçekleşmiyordu. O an içimden isyan etmek geldi. Neden ben dedim, neden ben yaşıyorum bunları. Oysa nereden bilebilirdim ileride daha çok acı çekeceğimi. Mirza'dan Hastaneden çıkmıştım. Beriva'nın kafama bibloyla vurmasıyla birkaç küçük dikiş atmışlardı. Çok sinirliydim ama bu sinirim sadece kendimeydi. Berivana bunu nasıl yapabilmiştim bilmiyordum. İçki yüzünden olmalıydı. Bu yüzden bir daha içki içmeme kararı aldım. Berivana kendimi bir şekilde affettirmeliydim ama nasıl. Hangi kadın bu yaşadığını kolayca unuturdu ki. Ama kendime güveniyordum Berivana ne pahasına olursa olsun kendimi affettirecektim. Aklıma çoktan bir fikir gelmişti bile. Ben düşüncelerle boğuşurken eve gelmiştim. Aracımdan inip eve girdim. Adamıma bir sıkıntı olup olmadığını sordum. Berivan'ın bir süre ağladığını fakat kapıyı açıp bakmadığını söyledi. Kendimi hemen Berivan'ın odasının önünde buldum. Bir süre kapıyı dinledim içeriden iç çekme sesi geliyordu, anlaşılan uyumuştu. Yavaşça kapıyı açtım. Berivan yerde yırttığı çarşafların arasında uyuyakalmıştı. Dikkatli bir şekilde kucağıma aldım Berivanı.Yatağa yatırdım bu esnada boynu gözüme takıldı. Tam da öptüğüm yer yara olmuştu. Berivan benden kendine zarar vermek pahasına da olsa nefret ediyordu. Daha fazla bu görüntüye dayanamadım ve çıktım odasından. Berivan'dan Sabah yüzüme değen güneş yüzünden açtım gözlerimi. Dün yerde bitkin bir şekilde uyumuştum fakat şimdi yataktaydım. Anlaşılan Mirza gelmişti. Bu konu hakkında düşünmemeye çalışarak kalktım yataktan. Banyoda işlerimi halledip çıktım. Üzerimi değiştirmeye gerek yoktu nasılsa bu odadan çıkarmıyorlardı beni. Bu eve geldiğim günden beri sadece camdan dışarıya bakıyordum. Başka yapabileceğim birşey yoktu. Ben dışarıya bakmaya devam ederken odanın kapısı açıldı. Karşımda daha önce görmediğim genç bir kadın vardı. Oldukça sinirli bir şekilde bana bakıyordu. Acaba kimdi bu kadın benimle bir derdinin olduğu kesindi. Yine de belki bana yardım edebilir düşüncesiyle tanışmaya karar verdim. " Merhaba ben Berivan, sen kimsin burada daha önce görmedim seni." dedim sesimi olabildiğince kısık tutmaya çalışarak. Eğer Mirza gelip bu kızla tanışmaya çalıştığımı öğrenirse kızabilir ve onu evden gönderebilirdi. Şu anda bu kız benim buradan çıkmam için bana yardım edebilecek tek kişiydi. " Ben Heja, Mirza beyin hizmetçisiyim daha önce beni görmemen çok normal çünkü normalde burada çalışmıyorum kısa süre için buraya gönderildim." demişti Heja. " Normalde nerede çalışıyorsun ki." diye sordum saf bir merakla. " Hanzadeoğlu konağında, her neyse kahvaltı hazır Mirza bey seni çağırıyor hemen gelsin dedi." Mirzayı görmek istemediğimden kahvaltıyı odama getirip getiremeyeceğini sordum. " Bence aşağıya in Mirza bey bugün biraz sinirli gibiydi , bak kim olduğunu bilmiyorum zaten beni de ilgilendirmez ama Mirza bey sinirliyken onun sözünü dinlemeni öneririm." demiş ve odadan çıkmıştı. Bu kızda değişik birşey vardı. Neden böyle hissettiğimi bilmiyordum ama bana hiç samimi gelmiyordu. Daha fazla burada durmanın bir anlamı olmadığına karar verdim. Ne demişti Heja Mirza sinirliyken sözünden çıkma. Bu durum beni daha çok korkuturken Hejayı dinlemeye karar verdim. Nedendir bilmem ama Heja Mirzayı iyi tanıyor gibiydi. Odadan çıktım ve yavaş bir şekilde merdivenlerden inmeye başladım. Mirza'dan Bu sabah güne iyi bir enerjiyle uyandım. Kafamda herşeyi düzeltmiştim kendimce. Şimdi sırada uygulaması vardı. Bu yüzden hızlıca yataktan kalktım. Banyoya girip işlerimi hallettim. Bugün Berivana yakışıklı görünmek istiyordum. Onunla ilk kahvaltımızı yapacaktık ne de olsa. Buraya geldiği günden beri onu odasından çıkarmamıştım. Böyle davranmamın nedenlerinden biri hastaneden çıkmış olmasıydı, diğeriyse kaçmasından korkmuştum. Fakat düşününce hiçbir kadın kapatıldığı yere kendini ait hissetmezdi. Bu yüzden bugün ilk olarak beraber kahvaltı yapacaktık, sonra akşama Berivanı yemeğe çıkaracaktım. Böylece aramızdaki görünmez duvarlar biraz olsun kalkacaktı. Hazırlandıktan sonra aşağıya indim. Bugün konaktan yardımcı göndermelerini istemiştim. Böylece Berivana da arkadaşlık edecek birileri olacaktı. Bu evde çok yalnızdı bunu biliyordum. Merdivenlerden indiğimde kahvaltının çoktan hazırlanmış olduğunu gördüm. Bu iyiydi en azından masada eksik birşey var mı diye kontrol edebilirdim. Ben masayı kontrol ederken elinde tepsiyle Heja girdi içeriye. Onu görünce çok şaşırdım. Koskoca konakta başka çalışan mı kalmamıştı da onu göndermişlerdi. " Konakta adam mı kalmadı da seni gönderdiler." dedim olabildiğince kısık bir sesle. Konuştuklarımızı Berivan'ın duymasını istemiyordum. " Normalde Dilda'yı göndereceklerdi ağam, fakat birden hastalanıverdi onun yerine ben geldim." demişti Heja kendinden emin bir şekilde. Kim bilir zavallı kıza ne yapmıştı da gelememişti Dilda. Zira Heja'nın böyle bir huyu vardı. Birşeyi yapmak isterse onu yolundan kimse döndüremezdi. " Bana bak Heja yukarıda sevdiğim kadın var ona aramızda geçenleri asla söylemeyeceksin anladın mı beni ?" dedim Hejaya parmağımı sallayarak. " Anladım ağam." dedi başka birşey söylemeyerek. Ben de çok uzatmayarak Berivanı çağırmasını söyledim. Berivan gelene kadar çoktan masaya oturmuş tedirgin bir şekilde bekliyordum. Acaba bana kızgın mıydı yoksa benden nefret mi ediyordu? Bu sorularla iyice gerilmiş bir şekilde beklerken Berivan sonunda gelmişti. "Günaydın geç otur lütfen beraber kahvaltı yapalım. " dedim güler yüzle. Berivan sessizce masaya oturmuş fakat hiçbir şeye dokunmamıştı. Sadece tedirgin bir şekilde etrafa bakıyordu. Suratıma bakmaması sinirlenmeme sebep olsa da üzerinde çok durmadım. " Bak Berivan ben dün gece için çok özür dilerim, biraz sarhoştum bundan dolayı saçmaladım. Ama endişelenme bundan sonra asla içki içmeyeceğim. Sana bilerek zarar vermem." dedim beni affetmesini ümit ederek. " Bu konu hakkında konuşmak istemiyorum, senden istediğim tek şey beni bırakman. Lütfen izin ver gideyim, benden sana yar olmaz anla bunu." Berivan'ın dediğiyle sinirlerim alt üst olmuştu. Öfkemi kontrol edemedim ve masayı devirdim. Bu yaptığımla Berivan çok korkmuştu. Bana korkuyla bakması sinirlerimi iyice arttırmıştı. Berivanı kolundan tuttuğum gibi ayağa kaldırdım. " Beni iyi dinle Berivan, benden gitmeyi aklından çıkar sana iyi davranmaya çalışıyorum sense benden korkmaktan başka birşey yapmıyorsun. Beni sevmeyi öğreneceksin anladın mı öğreneceksin?" dedim bağırarak ve Berivanı yere ittim. " Akşama hazır ol, sana göndereceğim elbiseyi giyeceksin ve biz ayarladığım restaurantta romantik bir akşam yemeği yiyeceğiz ." Berivan'dan Mirza beni yere ittikten sonra dışarıda akşam yemeği yiyeceğimizi söylemiş ve çıkmıştı. Bense yerde hala ağlıyordum. Kendime gelince ayağa kalktım. O sırada gözüm koluma takıldı çoktan kızarmaya başlamıştı moraracağı kesindi. Bu nasıl bir insandı. Canımı yaptıktan sonra romantik akşam yemeği yiyeceğimizi nasıl söyleyebilirdi. Mirza'nın kesinlikle psikolojik sıkıntıları vardı, artık buna emin olmuştum. Emin olmam neye yarardı ki sonuçta ben bu dünyada yapayalnız biriydim. Daha fazla salonda kalamadım, zaten kahvaltı yapacak iştahım da yoktu. Odama çıktım önce krem aradım, yoktu. Belki Heja ecza dolabının yerini biliyordur diyerek odadan çıktım. Sabahtan beri ortalarda gözükmeyen Hejayı hiçbir yerde bulamamıştım. Dışarıda olabileceğini düşünerek kapıdan çıktım. Bahçeye çıktığımda bir sürü koruma olduğunu gördüm. Anlaşılan Mirza kaçmamdan korkuyordu. Bu durumu önemsemedim ve Hejayı aramaya devam ettim. Ancak aramalarım olumsuz sonuçlanmıştı onu bulamamıştım. Ben de eve geri dönmeye karar verdim. Tam o esnada depo olarak kullanılan yerden sesler gelmeye başladı. Sanki biri acı çekiyor gibiydi. Yavaşça depoya ilerlemeye başladım. Küçük bir pencere gördüm, sessiz olmaya çalışarak baktım pencereden. Gördüklerim karşısında gözlerimi büyütebildiğim kadar büyütmüş sesimi çıkarmamak için elimle ağzımı kapatmıştım. Bunlar nasıl insanlardı böyle. Daha fazla dayanamadım ve onlar beni görmeden oradan hızlı bir şekilde uzaklaştım. Bugün gördüklerimi unutmalı ve yara almadan buradan kaçmanın bir yolunu bulmalıydım. Çünkü ben burada kaldıkça canımın yanacağını biliyordum. Heja'dan Mirza'nın sevdiğim kadın deyişi kulaklarımda yankılanıyordu sanki. Yıllar önce yüreğime düşmüştü Mirza, çok sevmiştim onu. Ona karşı beslediğim bu sevgi o kadar büyüktü ki sırf Mirza istedi diye istemediğim biriyle evlenmiştim. Yıllarca bekledim beni görsün diye olmadı görmek istemedi beni Mirza. Başlarda hizmetçi olduğum için sanmıştım, dedim herhalde kendine yakıştıramıyor beni. Ama bugün Berivanı görünce anladım Mirzanın beni neden istemediğini. Acaba ne kadar zamandır seviyordu onu. Onu seviyorsa benimle neden birlikte oluyordu. Sorulması gereken başka bir soru da, benimle birlikte olurken Berivanı düşünüyor muydu?
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD