Yeni güne büyük bir yorgunlukla uyandım. Sanki gece sabaha kadar oturmuşum gibi bir yorgunlukla. Dün gece ki partide hava soğuk olmasına rağmen bahçede incecik elbise ile oturduğum için hasta oluyordum sanırım. Öksürünce yatakta doğrulup komodinin üzerinde ki cam şişenin kapağını açtım ve bir yudum su içtim . Midem bulanınca şişeyi yerine koyup odamda ki banyoya gittim. Elimi yüzümü yıkayıp odama geri döndüm ve titreyerek yatağa geri girdim ve yorganı kafama kadar çektim . Odamın kapısı çalınca konuşmadan girmesini ya da gitmesini bekledim. Kapı yavaşça açıldığında konuşan olmayınca kısık sesimle konuştum.
"Gizem?" dedim arkamı dönmeden . Yorgan yavaşça kafamdan çekilince gözlerimi açmadan bekledim. Bir eli alnımda hissedince o elin Gizem'e ait olmadığını büyüklüğünden anladım. Yavaşça gözlerimi açıp elin sahibine yani Araf'a baktım.
"Ateşin var , hasta ı oldun sen?" dediğinde gözlerimi yavaşça kapatıp açtım ve yorganı tekrar kafama çektim . Araf bu sefer yorganı tamamen üstümden alıp kolumdan tutu ve banyoya götürüp dışarıya çıkarken konuştu.
"Sen bir duş al bende ilaç bulayım ." itiraz etmeme fırsat vermeden banyo kapısını kapatıp çıkınca dediğini yapıp hızlı bir duş aldım ve havluya sarılıp çıktım, dolaptan kıyafet alıp banyoda giydim ve daha fazla hasta olmamak için saçlarımı kuruttum . Yatağa geri dönüp uzandım ve üstümü örtüp gözlerimi kapattım . Odamın kapısına biri tıklatınca gelenin Araf olduğunu anlayıp yatakta doğruldum . Kapıyı açıp içeriye girdiğinde elinde ki tepsiyi masaya bırakıp kapıyı kapattı.
Sandalyeyi yatağın kenarına bıraktıktan sonra tepsiyi alıp sandalyeye oturdu . Tepsiyi dizlerimin üzerine bırakıp yumuşak bir sesle konuşmaya başladı, bende hipnoz olmuş gibi onu dinliyordum.
"Sana hızlı bir şekilde çorba yaptım . En azından bir dilim ekmekle ye boş mideye ilaç atamazsın." dedi.
-flashback-
"Sus artık!" dediğimde ona hiç bakmadan tekrar Oktay Bey 'e odaklanmaya çalıştım.
"Şimdi efendim, dilerseniz yarışmacılarımızı tanıyalım. Kim başlamak ister arkadaşlar!"dediğinde herkesin' ben ' demesi ile şaşkınlıktan küçük dilimi yutacaktım.
Daha bu sabah bunların hepsi konuşmamak için direniyordu. Şimdi ise herkesin eli havada söz almayı bekliyordu. Ben elimi kaldırmamıştım sadece, bir de o.. Araf!
" Sakin arkadaşlar herkese söz verilecek! Araf ve Enfal. Pek istekli görünmüyorsunuz. O zaman sizinle başlayalım!" Oktay beyin kahkahasıyla yüzümü buruşturmamak için zor duruyorum. Pislik herif!
Araf'a baktığımda dudaklarını oynatarak 'sus demiştin' dedi.
Sanırım utanacağımı falan düşünüyor. Hiçbir tepki vermeden önüme döndüm ve Oktay bey 'e bakarak kendimi tanıttım tekrar.
-flashbackson-
Aklıma gelen şeyle yüzümde ki gülümseme yi saklamak için kafamı eğdim ve güldüm. O günlerden bu günlere ne çok değişmişti sahi..
Kaşığı alıp çorbaya daldırdım ve bir kaşık içtim . Normalde hasta olduğumda çok midem bulanır ve hiçbir şey yemeden , içmeden geçene kadar uyurum . Ama bu çorba o kadar lezzetli olmuştu ki beklemeden bir kaşık daha aldım. Araf tepsiye uzanıp dilim ekmeği aldı ve bir lokmalık koparıp bana doğru uzattı . Elinden alıp çorbaya batırdım ve ağzıma attım.
"Gerçekten harika olmuş , ellerine sağlık!" dedim ve beklemeden bir kaşık daha aldım .
"Afiyet olsun." dedi varla yok arası bir sesle .
"Dün akşam çok soğuktu sanırım soğuk aldım ." dedim.
"Masanın altında ayakkabıların duruyordu . O soğukta soymuştun." dedi kızgın bir sesle. Biten çorbayı komodine bırakıp Araf'ın uzattığı ilacı alıp içtim ve su şişesini de komodine bıraktım. Araf tepsiyi eline alıp kapıya yöneldi.
"Biraz dinlen , bana nasıl olduğunu mesaj atarsan sevinirim." dedi çıkarken.
"Teşekkür ederim, her şey için " dedim .
Araf gülümseyip çıkınca telefonu elime alıp gelen bildirimlere baktım . Gizem arayınca açıp kulağıma götürdüm.
"İyi misin güzelim?" dediğinde gülümsedim.
"İyiyim gülüm!" dediğimde Gizem'in sitemli sesi geldi.
"Ya dalga geçme ! Seni çok merak ettim ama yönetmen çağırdığı için gelemedim Araf hasta olduğunu söyleyince çok merak ettim ama Araf ben çorba yaptım ilaç götürüyorum deyince arayıp rahatsız etmek istemedim. Ben bile sana bu kadar iyi bakamazdım."
"Sen neden yönetmenin yanındasın ?" dedim konuyu değiştirerek , yoksa Gizem daha da uzatacaktı bu meseleyi.
"Şu röportajlardan birinde sorun çıkmış tekrar aldık. Bu hafta tatil haftamız sözde ama birileri hala çekim yapıyor." dediğinde güldüm.
"İşin bitince odama gelirsin ." dedim ve telefonu kapatıp sosyal medyaya girdim. Gelen mesajlara bakarken ilgimi bir mesaj çekince girip okumaya başladım.
"Araf ile röportaj yaptım! Sevgiliymişsiniz! bu akşam bunu haber yapacağım taraflardan biri olduğunuz için haber vermek istedim ama altını çiziyorum izin almıyorum, haber veriyorum." sorun gelen mesajdan çok mesajı atan sayfadaydı çünkü böyle binlerce hesaptan mesaj geliyordu ama bu hesap milyonlarca takipçisi olan magazin hesaplarından biriydi...