Yalova’nın sabah güneşi, Samanlı Dağları’nın ardından yükselip şehri altına boyarken Yusuf Ali ve Gülay için asıl macera şimdi başlıyordu. Yusuf Ali, karısının başındaki o beyaz bandajı son bir kez kontrol edip alnına derin bir öpücük kondurduktan sonra, kapının önünde bekleyen siyah, heybetli arazi aracının kapısını açtı. "Bugün sadece huzur yok yavrum," dedi Yusuf Ali direksiyona geçerken. "Bugün biraz adrenalin, biraz da Yalova’nın gizli kalmış rüzgarı var." Yol, Termal’in asırlık çınar ağaçlarıyla çevrili dar ve kıvrımlı caddelerinden yukarıya, Üvezpınar’a doğru tırmanmaya başladı. Gülay, camı hafifçe aralayıp içeri dolan kestane ve ıhlamur ağaçlarının kokusunu içine çekti. Ancak yol ilerledikçe asfalt yerini stabilize, sarsıntılı bir toprak yola bıraktı. Sudüşen Şelalesi’ne giden bu

