Bir haftanın sonunda Mevâ sonunda hastaneden çıkmıştı. Konağın önünde duran araba ile, önce Fırat indi arabasından, ardından karısının kapısını açıp uzattı elini. “Gel gülüm, tutun bana.” diyip koluna giren kadınla girdi konaktan içeriye. Annesinin gelmesiyle, Ardilin sevinç çığlığı ile inlemisti taş duvarlar. “Anneee ..” diye bağırıp koşa koşa gelip sarıldı küçük çocuk annesinin bacaklarına. Bedenine sarılan minik kollar ile, dünyalar Mevânın olmuştu tekrar. “Oğlum.. Annem..” dedi ve eğilmeye çalıştı oğluna doğru. Ama sızlayan dikişleriyle yüzünü buruşturması bir olmuştu kadının. Karısının canının yandığını, yüz ifadesinden anlayıp; “Mevâ.. Yaralarını zorlama gülüm sen.” diyip Ardil’i kucağına alıp yanaştırmıştı Fırat. Kapı önünde kısa bir hasret gidermenin ardından, tam merdivenl

