Eve döndüğünde yorgunlukla kendini babasının karşısındaki koltuğa atmış, gözlerini kapatıp bir süre sessizce adamın sorularını cevaplamıştı. Kenan hayatına girdiğinden beri bu o kadar sık oluyordu ki artık Ece isyan etmeyi bırakmıştı. “Nereden geliyorsun prensesim?” “Dışarıdan,” derken şımarıkça güldü. “Peki, ne yaptın bakalım dışarıda?” “Gezdim…” “Tek başına mı gezdin canım kızım?” Adamın sesi her sorusuyla birlikte huysuzlaşıyordu. Bu hâli ne kadar sinir bozucuysa aslında bir o kadar da komikti. Sanki konuyu Kenan’a bağlayana kadar kademe kademe sinirleniyor, ardından kendini damadı hakkında bir söyleve kaptırıp Ece çekip gidene yahut ağlamaya başlayana kadar pes etmiyordu. Hayatında babası kadar inatçı bir adam görmemişti doğrusu! Şurada evlenmelerine sayılı günler vardı ama o hâl

