HEVİN Ev sessizdi. Işıklar yanıyordu ama sanki sadece benim için yanıyorlardı. Salonda koltuğun kenarına ilişmiş, ellerimi birbirine kenetlemiş oturuyordum. Parmaklarım beyazlaşana kadar sıkıyordum. Berzan'ı bekliyordum. Arabada söylediğim o aptal cümleler kulaklarımda çınlıyordu hâlâ Allah’ım ne kadar aptalca, ne kadar incitici çıkmıştı ağzımdan. Pişmanlık içimi kemiriyordu. Herkes uyumuştu. Evde sadece saatlerin tik takları ve benim kalp atışlarım vardı. Kapı açıldı. Berzan girdi. Üstünde hâlâ günün yorgunluğu, ama yüzünde kan izi yoktu. Öfke yoktu. Taşmış bir adam da yoktu. Sadece... yorgun bir adam vardı. Ceketini çıkarıp askıya astı, yavaş hareketlerle. Sonra bana baktı. Gözleri benimkileri buldu ama hemen kaçmadı. "Uyumadın mı?" dedi. Sesi kısık ama sakindi. "Uyuyamadım." Bi

