KISKANÇLIK

1466 Words

Sabahın kokusu başka olurmuş meğer… Hele bir geceden sonra, insanın kalbiyle savaşı bitmemişse, güneş bile fazla parlak gelir göze. Kahvaltı sofrasında otururken, Cihan’ın tam karşımda oluşuna rağmen gözlerimi tabaktan kaldıramıyordum. Ellerim, dün geceki o sıcaklıkla hâlâ yanıyordu sanki. Ne o bir şey dedi, ne ben. Aramızda görünmez bir gerilim dolaşıyordu; sanki her kelime, bir fitili tutuşturacak gibiydi. Gülümser anne masanın en başında oturuyordu. Elinde tespihi, yüzünde o tanıdık huzur… “Oğlum bugün işe gitmeyecekmisin? Cihan annesine doğru dönüp "yok annem bu gün evdeyim. İşleri evden halledeceğim" "İyi ettin oğlum" Gülümser anne bana dönüp. “Sen de biraz dinlen, Şeyda. Dün bütün evi tek başına toparladın. Ben başımı eğip sadece gülümsedim. Göz ucuyla Cihan’a baktım. Sakin

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD