Meryem ertesi sabah erkenden kalktı, gözlerinin altında morarmalar vardı çünkü gece boyunca düşünmüş, planlamış, içinde büyüyen bir kararlılıkla sabahı beklemişti. Elif hâlâ uyuyordu, yorgun düşmüştü dünden, bütün o taşınma telaşı, korku, endişe onu bitkin düşürmüştü, bu yüzden Meryem sessizce hazırlandı, saçlarını topladı, yüzünü yıkadı ve telefonu eline alarak Ayhan’a mesaj yazdı: “Ayhan, bugün müsait misin? Seninle konuşmam gereken bir şey var, önemli, ama lütfen Ayşe abla ve Elif duymasın, sadece sen bil.” Mesajı gönderirken parmakları titriyordu, çünkü ne yapacağını tam olarak bilmiyordu ama içinden gelen ses bunu yapması gerektiğini söylüyordu, Yusuf’a teşekkür etmesi gerektiğini, yüzüne bakıp minnetini iletmesi gerektiğini söylüyordu. Ayhan mesajı on dakika sonra gördü, hemen ceva

