Ayla hızla ayağa kalktı. “Şaka yapıyorum de… lütfen.” dedi, sesi öfkeyle titriyordu. Defne başını öne eğdi, neredeyse fısıldar gibi konuştu: “Maalesef…” Ayla’nın yüzü bir anda gerildi. “Defne, sen kafayı mı yedin? Nasıl böyle bir şey yaparsın?” diye çıkıştı. Defne suskun kaldı. Gözlerinden yaşlar usulca yanaklarına süzülüyordu. Ayla ise sinirden kendini toparlayamıyordu: “Baban… ayy, baban duyarsa adam kalpten gider!” Ayla sözlerini bitirince odada ağır bir sessizlik oldu. Defne gözyaşlarını silmeye çalıştı ama sesi titreyerek konuştu: “Anne… ben çocuk değilim. 26 yaşındayım, kendi ayaklarımın üzerinde duran bir mimarım. Hata mı, evet belki hata… ama bu benim hayatım. Bu bebeği istiyorum.” Ayla şaşkınlıkla kızına baktı. Gözlerindeki öfkenin yerini yavaş yavaş çaresizlik aldı. D

