Ne bir lokma bir şey yiyebilmiş ne de elinde tuttuğu kitaba dair tek bir kelime okumayı başarabilmişti. İnsanları rahatsız etmemek ve onları gözetliyormuş gibi görünmemek için kitabına odaklanmayı denemişti lakin bu, kitaba boş boş bakmaktan başka bir şekilde adlandırılamazdı. Zeynep orada dururken kitap okuyabileceğini düşünmesi bile gülünçtü. Kızın en ufak bakışında kalbi titriyor, söylediği minicik bir söz aklını başından almaya yetiyordu. Kelimenin tam anlamıyla üzerine titriyordu. Zeynep mutlu olsun, rahat olsun, huzurlu olsun diye yaşıyordu sanki. İşin komiği tüm bu telaşeye rağmen kız mutluysa Mahir de mutlu hissediyordu. Bitmişti. Mahvolmuştu. Asaf Karayel’in onunla dalga geçmeye yerden göğe kadar hakkı vardı. Yıllardır ona sataştığı her ne varsa Mahir on misliyle o hâllere düşüp

