Eve döndüğünde henüz sakinleşmemiş, kalp atışları yavaşladıysa dahi ellerinin titreyişi geçmemişti. Kendine inanamıyordu. Mahir böyle iradesiz biri değildi. Evet, bunu istemişti, sürekli ona yakın olmayı arzuluyordu lakin izni olmadan ve henüz onu affettiğini dahi bilmeden bunu yapması yanlıştı. Acaba Zeynep ona kızmış mıydı? Kızmış olmalıydı. Tek umudu, ona verdiği şansı geri isteyecek kadar öfkelenmemesiydi. “Mahir, gelir misin canım?” Odasına kaçmak için sessiz olmayı denemişti ama elbette ki görünmez olamazdı. Annesinin isteğine boyun eğip yanına oturdu. Yüzünde sakin bir tebessümle kadını kucaklayıp “Efendim anne?” diye mırıldandı. Bir yanı ne kadar korkuyor olsa da mutluydu. Kendini kontrol edememesi kötüydü fakat Zeynep onun için endişelendiğini söylerken nasıl olurdu da mutsu

