36

2168 Words

Ruh hâli o kadar sık değişmeye başlamıştı ki kendinden korkar olmuştu. Mahir bir şey söylüyor, onu dünyanın en şapşal ama en mutlu insanı yapıyor yahut tek bir bakışıyla kalbini paramparça edip onu hüznün kesif karanlığına terk ediyordu. Bir an mutlu, bir an kızgın, başka bir an ümitsiz ve daha nicesiydi. Hepsi ve her şeydi. Adam onda denge namına bir şey bırakmamıştı. Şimdi de bu çıkmıştı. Mahir onu seviyordu! Bu sahiden, gerçekten ama gerçekten, mümkün müydü? Gözlerini kapatıp o anı düşünüyor, gözlerini ovup kendini gerçek olduğuna inandırmaya çalışıyor, ayağının acısını bile unutup evin içinde dans ediyor, hediyesine sarılıp Mahir’i düşünüyor ve sonra sabah olsun diye dua ediyordu. Nihayet uyuyabildiğinde saat gece yarısını çoktan geçmişti ve Zeynep nihayet kendisinin Külkedisi olmad

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD