ŞÜPHELER İLE DOLU GERÇEKLER

1175 Words
"Baharın gelişi ve akademinin açılış kutlamaları başlasın" yemek salonunda bulunan tüm cadılar Neferine büyük alkışlar ile eşlik ederken bir çoğu tezahüratlar yapmaya başlamışlardı, sadece kutlama neşeşsi değildi genç cadıların yüzlerinde oluşan cilveli bakışlar Chise ve diğer birinci sınıf cadıları daha da meraklandırmıştı. Cadılar baharın gelişi ilk dolunayda kutlamaya başlarlardı ama akademinin kutlamalarını ilk kez göreceği için daha da heyecanlı idi. salonun arka tarafında bir cadı elini kaldırarak bayan Neferinin dikkatini çekemeye çalıştı Neferin her zamanki gibi öğrencilerini çok iyi tanıyordu. salondaki sessizliği tekrar sağlayarak elini kaldıran cadıya yöneldi. "Evet Melinda." gözlüklü olmasına rağmen elinde asası ile son derece bilgili üçüncü sınıf öğrencisi Melinda elindeki asasını bilgece sallayarak yemek salonunun tavanına doğru sessizce büyülü sözler fısıldadı. o an asanın ucundan renkli bir büyü tüm salonun tavanını kapladığında gün dönümümün resmedildiği tavanda dans eden çiftlerin şekillendiği küçük parıltılar ortaya çıktı bu büyülü ve güzel geleneğe ilk kez şahit olan birinci sınıflarda dahil her yıl görmelerine rağmen diğer sınıflarda hayranlıkla bakıyorlardı Mleinda hınzır bir gülümseme ile baktı etraftaki cadılara. "Bayan Neferin bu yılda her zamanki gibi büyücüler ile beraber kutlayacağız değil mi açılışı?" Chise Yanındaki arkadaşlarına baktı. "Büyücüler mi?" Wendy: "Tam olarak anlayamıyorum." Neferin Chise gibi meraklı birinci sınıflarına ve sabırsızlıkla cevabını bekleyen diğer öğrencilerine baktı. hafif üzülmüş gibi yaptığında herkes gerildi ama Neferinin ifadesi anında değişti ve tekrar gülümsemeye başladı. akademideki her ruh onun birer parçası gibiydi onlara asla kıyamıyordu. "Evet sevgili cadılarım bu yılda her yıl olduğu gibi baharı ve açılışı Lindon büyücüler akademisi ile beraber yapacağız." genç cadılar yine coşku içinde sevinirken şimdiden giyecekleri elbiseyi belirleme ve Chise'nin daha önce duymadığı erkek isimlerinden bahsetmeye başlamışlardı Neferin son kez gördüğü bu meraklı bakışlara açıklama yapma görevi için son kez sessizliği sağladı. "Bugün aramızda bulunan yeni ve acemi cadılarımız için akademimizin bir geleneği daha anlatmalıyım. biliyorsunuz burası eskiden Lindon büyücüler akademisi ile birleşik bir akademi idi ama daha sonra büyücülerın sayısı azaldığı için Lindon büyücüler akademisi olarak ayrıldılar fakat hala her yıl baharın gelişini ve akademinin açılış gününü beraber kutluyoruz bu gece her yıl olduğu gibi Lindon büyücüleri bize eşlik edecek bu gece dolunayın güzelliğinde tadını çıkararak geçirelim kutlamalar her yıl olduğu gibi akademinin arkasındaki arenada gerçekleşecek evet hepinize iyi eğlenceler genç cadılarım." Chise heyecanlanmıştı ilk kez büyücüler ile tanışacağı için kendisine engel olamıyordu, Wendy her zamanki gibi utanıyordu fakat etrafını saran ejderi onu rahatlatmaya çalışırken Freyanın gözleri parlamaya başlamıştı. "Hissediyorum arkadaşlar" dedi. "Bu gece hayatımın aşkı ile tanışacağım." Freyaya güldüler, Chise'nin de kalbinde bir his peyda olmuştu adını bilemiyordu ama o da hissediyordu Erias sabah uyandığı andan beri ortada yoktu ama onun için endişelenmiyordu biliyordu onun iyi olduğunu ve şu an kendisini izlediğini hisseddiyordu. bugünün tadını çıkarmalıydı. tavanda hala belli belirsiz dans eden parıltılara baktı, Freyanın aşk ile ilgili söylediklerini duyuyordu hala. aşk? hayatında hiç tatmadığı bir duyguydu aşk tıpkı diğer bağları gibi ama bunları düşünüp tasalanmak niyetinde değildi. seviyordu hayatının her anını severek tadını çıkarark yaşamalıydı. o gün Chise ve diğerleri odalarında hazırlanmakla geçirdiklerinde gökyüzünün maviliği önce soluk maviye daha sonra ise baharın ilk dolunayına bıraktı yerini. Chise gece mavisi saçlarını son kez şekillendirdiğinde banyodan çıkan arkdaşına baktı. Freya muhteşem görünüyordu, saçlarına su dalgası şekli vermiş ve aralarına ucunda yıldız şekli olan zincirler yerleştirmişti. yağ yeşilindeki saçları o kadar güzel görünüyordu ki, yeşil gözleri sanki bir ormanı anımsatıyordu. su gücüne sahipti ve gücü sanki bedeninde ufak damlalar halinde geziyor gibi görünüyordu. siyah iki yanı yırtmaçlı göğsünde biten elbisesi içinde mükemmel görünüyordu. kollarına geçirdi ince şeritler ile gizemli ama aynı zamanda seksi bir görüntü sunuyordu bu gece için saatler özenle hazırlanmasına rağmen asla yorgun görünmüyordu. siyah ince topuklu ayakkabısı zeminde ses çıkarırken etkileyici bakışlar atarak Chiseye doğru yaklaştı ve görüntüsünün aksine sevimlice gülümseyerek etrafında döndü. bir elini bel boşluğuna yerleştirerek Chiseye öpücük attı. "Nasıl olmuşum?" Chise sesli bir şekilde güldü. "Gerçekten hayatının aşkı ile karşılaşacak mısın bilemiyorum fakat bir sürü erkeğin sana aşık olacağından eminim." Freyanın yanakları sevinçle ısınmaya başladığında Chiseyi o an dikkatle bakmayı ancak düşünebilmişti. Chise gece mavisi saçları dalgalı bukleler halinde omuzlarına dökülürken bir cadının her zaman siyah giyinmesinin aksine gümüş incilerin parıldadığı, ayaklarına dökülen ince askılı bir elbise giymişti. daha çok yeni olmalarına rağmen ailesi bugünü bildiği için özel olarak almıştı fakat Chise sadece fazlalık olarak görmüştü şimdi anlıyordu sebebini açık kalan boynuna büyük annesinin hediye ettiği kolyesini takmak istedi. parıltı maviler boynunda ışıldarken şeffaf topukluları ile hazırdı. eblsesini süsleyen inciler dolunayın pencereden yansıyan ışığı ile daha da parıldıyorlardı. Freya hayranlıkla izliyordu. "Çok hayır hayır çok güzel kelimeleri bile yetmiyor. Chise sanki geceleri parıldayan bir yıldıza benziyorsun." Chise utandı. "Hayır asıl sen muhteşem görünüyorsun." iki arkadaş birbirine iltifat yağmuruna tutarken çalan kapı ile duraksayıp gülüştüler. Gelenler Wendy ile Juvia olmalıydı. kapıyı Freya açtı. Wendy, yeşil dizlerinin hemen üstünde biten üzerinde narin çiçekler yerleştirilmiş elbisesi ile tatlılık abidesi gibi görünürken Juvia onun aksine turuncu saçlarını düzleştirmişti, altın sarısı gözleri yaptığı makyaj ile daha da ortaya çıkmıştı. askısız belden oturan açık mavi elbisesi belinden itiaren hafif genişleyerek ayaklarına iniyordu. ilk kez fark ediyordu ama Juvia da en az Freya kadar narin ce mükemmel duruyordu. Chise kendisine çok yakıştıramamıştı elbisesini çünkü bu kadar gösterişli giysilere alışkın değillerdi. "Aman tanrım çok güzel olmuşsunuz." alışılmadık bir şekilde bu kez konuşan Juvia idi. arkadaşları da şaşkındı ama gerçekten kendisini güzelliğinin farkında bile değildi. arenaya doğru giderken dördü de birbirine hala çok güzelsiniz diyordu. arenanın olduğu tarafa doğru bütün akademi renkli fenerler ile donatılmıştı. her yer ışıl ışıl gökyüzü ise tüm cadıların enerjisini yükselttiriyordu. Lindon akademisinin büyücüleri hala gelmemişti fakat şimdiden cadılar arenaya doğru ilerlemeye başlamıştı bile. ortada heyecan ve merak hakimdi. akademinin arka bahçesinde Colette ile karşılaştılar. Chisenin dudakları aralanmıştı. Colette altın sarısı saçlarının üst kısmını zarif bir topuz yaptırmış alt kısmını ise salık bukleler halinde bırakmıştı üzerinde çok iddialı bir elbise giymişti. mor renginde olan elbisenin üst kısmı göğüslerinin yarısını dışarıda bırakacak kalp şeklinde belinde bitiyordu. elbisenin belden aşağısı ise iki kat tülden oluşuyordu. Colette hareket ettikçe güzel fiziği ay ışığında dans ediyormuş gibi görünüyordu. Bir arkadaşı ile beraber arenaya doğru heyecanla ilerlerken kendisine bakan Chiseyi fark etti. arkadaşına sessizce bir şeyler söyleyerek kızlara doğru yaklaştı. yürüdükçe dans eden tüller karşısında gerçekten Chise de hemen özgüven seviyesine gelmek istiyordu. yaydığı enerji muhteşemdi. Colette beklemediği anda Chise ve diğerlerine samimi bir şekilde sarıldığında aralarında bunu garipsemeyen tek kişi Freya olmuştu. Freya: "Muhteşem olmuşsun." Colette: "Kendinizi görmüyorsunuz sanırım asıl sizler muhteşem olmuşsunuz kızlar size görüşeceğimizi söylemiştim bakın hep beraber eğlenmeye ve belkide hayatımızın aşkları ile tanışmaya gidiyoruz." Freya ile cilveli bir şekilde kıkırdamaya başlarken diğer üçü sessiz kaldı aşk bu kadar muhteşem olmaıydı anne babasının, büyükanne ve büyük babasınında tanık olduğu aşklar gibiyse cidden muhteşemdi ama herkesin yaşadığı aşk farklıydı. arenan bulunduğu alan yeniden dekore edilmişti. kızlar Colette ile beraber arenaya doğru ilerlerken Chisenin etrafındaki sesler birden uzaklaşmaya başladı, işte yine o tanıdık his, gözleri zifiri karanlığa bürünürken önünde soluk gri bir ışık belirdi. Chise: "Aman tanrım." az önce bulunduğu arenanın yerini şu an gri bir sisin kapladı, her yerin çürümüş pis bir kokunun hakim olduğu bir yerde bulmuştu. burasıda neresiydi böyle. hiçbir şey yoktu sisten başka bir şey görmüyordu birde tabii pis bir koku. adımını attığı anda ayaklarının altında çıtırdayan bir ses duydu dönüp baktığında şok içerisinde kalmıştı.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD