7.BÖLÜM(AĞA'MI)

1146 Words
⭐Evet yeni bölümle karşınızdayım. Umarım severek okursunuz . Oy ve yorum yapmayı unutmayın. Söylediği sözler o kadar anlamlıydı ki hemen gözlerimi gözlerinden çektim çok utanmıştım. Kesin yüzüm kızarmıştır neyse ki hava soğuk olduğu için anlaşılmazdı. Sanki yağmur şiddetini artırmıştı. Benim yüzümden Sıraç'ta ıslanmıştı. Sinirinden ıslandığımızı yeni fark eden Sıraç kolumdan tutarak sürükledi. Seri bir şekilde arabaya bindik. İkimizin de üstü sırılsıklam olmuştu. Bu şekil de daha fazla kalırsak hasta olabilirdik. Belli bir süre gittikten sonra yol üzerin de ki petrollerden birinde durduk. Bana döndü siniri hale geçmemişti yüzüme doğru sertçe konuştu. - Valizinden gerekli olan kıyafetlerini al da lavabo da değiştirelim. Hemen valizinin yanın da küçük bir çanta var onu da bana ver. Tamam anlamın da kafamı salladım ve istediği çantayı ona uzattım o da çantayı aldı. Lavoaoya doğru yürüdük. Sıraç'ı bekletmemek için hızlıca giyindim tam tuvaletten çıkarken Sıraç'la karşılaştık. - Uzun bir yolculuk olacak. Markete gidelim de yol da atıştıracak bir şeyler alalım yol da senin sızlamalarını dinneyemem. Markete girdik bana ne istediğimi sormadan rast gele atıştıracak bir kaç abur cubur aldıktan sonran yine beni beklemeden marketten çıktı, arabaya bindik ve tekrar yola koyulduk. Yol uzun olacaksa biraz uyumam da fayda vardı. Ön koltuğa tamamen yayıldıktan sonra Sıraç'a baktığım da odaklanmış şekil de araba sürüyordu izlendiğini anlar anlamaz bana baktı gözlerimiz anlık keşişti ve ben hemen gözlerimi çektim ,kafamı koltuğa yasladım ve gözlerimi kapattım. Konuşma sesleriyle gözümü açtım galiba gelmiştik. Doğrulduğum da Sıraç'ın bir adamla konuştuğunu gördüm. - Sonun da uyandın kalk da bir şeyler atıştıralım. - Karınla beni tanıştırmayacak mısın oğlum. - Layla bu yaşlı ihtiyar Ramazan dede yolculuk yaptığımız da istisnasız her zaman yanına uğrar bir köftesini yemeden geçmeyiz. - Sen bunun söylediklerine bakma kızım bana ihtiyar diyor da ben onu cebimden çıkarırım haberi bile yok. Buyurun gelin oğlum size en güzel köftelerim den yapıyım siz de şura da ki masaya oturun. Sıraç tamam anlamın da kafasını salladı önce o sonra da ben arabadan inerek ufacık ama oldukça şirin olan mekana girdik ve masaya oturduk. Dışarıdan küçük görünen mekanın içi gayet ferahtı, renkli masa ve sandalyeler farklı bir hava katmıştı.Gelen köfteleri görünce etrafı süzmekten var geçerek köfteme döndüm sıcacık köfteden bir ısırık alıp üstüne de ayranın içince ne kadar acıkdığımın farkına vardım. Köftemi bitirdiğim de Sıraç daha yiyordu elinde ki ikinci köfteden ısırmam için bana uzattı hayır anlamın da kafa mı salladım. Bana eğildi ve fısıldadı. - Buradan sonra her yerde beni tanırlar ona göre davranacaksın. Şuandan itibaren mutlu bir çifttiz eğer bir kişi bile aramız da kileri anlarsa seni maffederim, şimdi yaklaş gülümseyerek köftemden bir ısırık al Ramazan baba buraya bakıyor. Unutma biz bir birine aşık mutlu bir çifttiz. Yemeklerimizi yedikten sonra Sıraç elimi tuttu ilk defa elimi tutmuştu. Elimi tutar tutmaz olduğun yere çivilenmiştim sanki bu da neydi şimdi.Neden Sıraç elimi tutunca kalbim hızlanmaya başladı. Elleri o kadar sıcaktı ki bu soğuk hava da içimi ısıtıyordu. Kendi iç sesimle konuşmaya dalmışken Sıraç kulağıma yaklaşarak fısıldadı. - Benden bu kadar çok etkilendiğini tahmin etmemiştim karıcığım. Sadece elimi tutmamdan bu kadar etkilendiysen birlikte olsak ne yaparsın çok merak ediyorum. Bana yaklaşınca burnuma dolan kokusu çok güzeldi bu adam hep böylemi kokuyordu. Doğal alarak ilk defa kolun da hırpalanmadan tuttuğu için kokusunu yeni almam doğaldı. Hem demin o birlikte olmak mı dedi yoksa öyle bir planımı var yok canım bizim evliliğimiz gerçek değil ki. - Bizim evliliğimiz gerçek değil ki Sıraç sen sapık mısın? - Ben de sana dokunmaya meraklı değilim yer cücesi. - Sen kime cüce diyorsun ben cüce değilim sadece sen fazla irisin ben gayet ortalama bir boya sahibim anormal olan sensin ben değil. Hem sen benim tipim değilsin. - Çok merak ettim senin tipin neymiş. - Fazla bir şey istemiyorum ya sadece az odun olsun. - Senin dilin fazla uzadı yüz verdim sanma sadece ortam gereği rol yapmamız gerekiyor yoksa hale dilini kesebilecek potansiyelim var onun için beni daha fazla sinir etme de yürü yeteri kadar geç kaldık senin yüzüne. Öğle yemeği dedim anca akşam yemeğine yetişiriz çabuk olsana bizi bekliyorlar ve sen hala oyalanıyorsun. - Akşam yemeğine mi bekliyorlar kim bekliyor hani senin sadece baban vardı. - Benim annem babam küçük yaşta öldü amcam ve yengemle yaşıyorum. Onlar büyütü beni amcama baba yengeme anne diyorum. - Anladım. Aramız da geçen konuşmadan sonra kimse ağzını açmamıştı sessiz sakin bir yolculuk olmuştu. Araba kocaman bir konoğın önün de durdu. Evinden tahmin ettiğim kadarıyla zengindi ama bu konak fazla büyüktü. Hem bir tek yengesi ve amcasından bahsetmişti. Kocaman konakta sadece ikisi kalmayacağına göre kalabak bir aileydi. Arabadan inmiş beni bekleyen Sıraç'ı görünce ben de arabadan indim. Kapıda ki adam. - Ağam buyrum avlu da sizi bekliyorlar. Siz de hoş geldiniz hanım ağam. Ne ağası ne hanım ağası yoksa Sıraç ağamıydı. Bundan daha önce neden bahsetmemişti. İyice saçmalamaya başlamıştım adam benimle konuşmuyordu ki ağa olduğunu anlatsız. Sıraç önde ben arkada konoktan içeri girdik. İçeri girer girmez bir çift kara gözler bize kitlendi. Bir insan tarafından incelenmek beni utandırmıştı yine kıp kırmızı olmuşumdur. Hem burada havada o kadar sıcakti ki zaten kızarıyordum bir de utanınca domatese dönmüşümdür. Oldukça yaşlı ve kaşının ortasın da döğme olan güler yüzlü bir kadın bize bakarak konuştu. - Hoş geldiniz torunlarım ayakta kaldınız gelin buraya oturum. Gel bakalım güzel gelinim benim demek benim oğlanın kalbini çalan güzel senmişsin. - Ne bakıyorsun Layla babannemin elini öpsene. Sıraç söyledi diye değil ilk gördüğünden beri beni sıcak kanlı karşılayan kadına saygısızlık olmasın diye elini öptüm. - Adı da pek güzelmiş kim koydu senin adını. - Annem koydu efendim gece doğduğum için annemde " karanlıkta doğan güzellik" anlamına gelen Layla'yı koymuş. - Öncelikle ne efendisi canım bundan sonra sen de torunumsun budan sonra bana babanne de olurmu yavrum. Siz yorgun görünüyorsunuz odanıza çıkın biraz dinlenin. Ben sizi akşam yemeğine uyandırırım geriye kalanlar da akşam yemekte tanışırsın. Bir kısmı işte bir kısmı okulda diğerleride mutfakta yemek yapıyor. Hadi beklemeyin de odanıza çıkın dinlenin. Sıraç ön de ben arkasın da merdivenlerden çıyorduk bana ileri de ki odayı gösterdi. - Öyle bakma birazdan gelip sanan olanları anlatacam git dinlen ben çalışma odamdayım valizleri odaya çıkarmışlardır duş al ve uyu. Tamam anlamın da kafamı sallayarak gösterdiği odaya doğru ilerledim adanın kapısını tuttum açacakken bir el beni çekti. - Sen de kimsin. - Merak etme benim kim olduğumu sana çok güzel bir şekil de öğretecem. O yaşlı moruğa da fazla güvenme o sık sık kızlarının evine gider ben hep konaktayım. Seni doğduğuna pişman edecem annenden aldım zaten intikamı mı sana da sıra gelecek. Dedi ve beni bırakıp gitti o annen mi demişti annemle ne alakası olabilirdi ki. Tabi ya annem de Mardin'liy di mutlaka bura da tanışmışlardır. Ama benim annem bu kadına ne yapmış olabilirdi. Neler oluyor anlamıyorum ki biri diyor baban yüzünden çektiklerin öbürü geliyor annenden intikam aldım sıra sen de diyor. Ben kimin bedelini ödüyorum bilmiyorum. ⭐ Sizce bundan sonra Laylamızı neler bekliyor? ⭐Olay isteyen okurlarım olaylar yavaş yavaş başlıyor. ⭐ Oy ve yorumlarınızı bekliyorum. ⭐Gelecek bölüm de görüşmek üzere sizi seviyorum. ⭐Hatam varsa affola.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD