-VII- "Keşke hiç düşmeseydi pencerenin önünden, pencere önü çiçeği..." Yine bir pencerenin önünden izliyorum rüzgarın ahenkle dans edişini. Kokusunu alıyorum ama ona karşı yürümedikten sonra ne anlamı var rüzgar esmesinin. Bir kaç gün daha geçti, bu defa yalnızlığım yine çokta özletmedi kendini. Koca evde bir başıma kaldım. Babam işlerine dönünce eve bile uğramaz oldu, annem evine gitti ama her gün arıyordu. Babam bana bir telefon almıştı ve onunla sadece müzik dinliyordum. Canım sıkılıyordu. Evde gezerken yine bunalmış, kendimi bahçeye atmıştım. Hava çok güzeldi, tamda çıplak ayakla gezmelikti bahçe. Öyle yaptım. Ne gelen vardı, ne de giden. Bem yalnızlıktan öleceğim artık. "Günce hanım, eve girin lütfen." Al işte, hapishane olurda, gardiyansız olur mu? Asla olmaz. "İki dakika hav

