-III- "Belki de sevmek fedakarlıktı..." Yine beni bir yerlere çekiyorlar, orda üzerimde baskı kurup uslu çocuk olmamı bekliyorlardı. Onların sözünü dinlerken ses etmeyen bir çocuk olmayı pamuk şekeriyle uyuyup uyanırken bırakmıştım. Ona yüreğimi açarken bıraktım başkalarının sözlerini dinlemeyi, şimdi herkes beni dinleyecekti. Yine betonlar ardına kurdukları kendilerince sığınak olarak gördükleri bir eve daha gelmiştik. Burda büyümediğim için evim diyemem, dahası dünya üzerinde hiçbir yer Duru'nun nefes aldığı yer ki gibi ev olamazdı. Hele de içinde ona sadakatle, şefkatle bağlı bir kalp yoksa ordan ev falan olmazdı. Zeminde çıkan ses kulağımı tırmalarken bağırmamak için dişlerimi sıkıyordum. İçi sıcak olsa ne yazar soğuk göründükten sonra. "Otur şöyle" dediğinde dediğini yapmadım

