Kalabalığın içinden gelen o sesle herkes donup kaldı. Davullar sustu. Müzik kesildi. Alya’nın eli Cihan’ın elinde titremeye başladı. — “Cihan…” Cihan hemen onu kendine çekti. — “Buradayım.” Baran öne çıktı. Gözleri o adama kilitlenmişti. — “Kimsin sen?” Adam bir adım daha yaklaştı. Yüzü öfkeyle doluydu. — “Benim abimle sözlüydü bu kız!” Kalabalık bir anda uğultuya boğuldu. Alya başını salladı. — “Hayır… bu doğru değil!” Adam bağırdı. — “Yalan söylüyor!” Cihan sertçe öne çıktı. — “Sesini alçalt.” Adam Cihan’a baktı. — “Sen mi aldın onu?” Cihan hiç geri adım atmadı. — “Evet.” Adam dişlerini sıktı. — “Bu iş böyle bitmez.” Tam o anda… Zafer Aldur sert bir sesle bağırdı: — “Yeter!” Herkes sustu. Zafer ağır adımlarla öne çıktı. Adam ona döndü. — “Zafer ağa, bu düğ

