Beş yıl… zaman bir çırpıda geçmişti. Konak artık tamamen farklı bir hayatın izlerini taşıyordu. Küçük detaylar, gülüşler, kahkahalar… her şey daha sakin, daha sıcak, ama aynı zamanda çok daha güçlü bir bağla örülmüştü. Düğün gecesi hâlâ hafızalarda tazeydi. Ayşe ve Emir, elleri birbirine kenetlenmiş, yüzlerinde heyecan ve mutlulukla salonda durmuşlardı. Davullar çalıyor, kadınlar şarkılar söylüyor, kına yakılıyordu. Helin ve Baran bir köşeden onları izliyordu. Helin fısıldadı: — “Hatırlıyor musun, biz de böyleydik…” Baran başını hafifçe salladı. — “Evet… ve bak, zaman ne kadar hızlı geçmiş.” O gece… herkes için bir dönüm noktası olmuştu. Beş yıl sonra… Konak bahçesinde çocuk sesleri yükseliyordu. Küçük Elif ve Mert artık konuşuyor, koşuyor, kahkahalarıyla evi dolduruyorlardı. Hel

