bc

GÜMÂN (ücretsiz)

book_age18+
1.8K
FOLLOW
32.0K
READ
BE
family
opposites attract
second chance
single mother
heir/heiress
office/work place
rebirth/reborn
love at the first sight
like
intro-logo
Blurb

"Ey sıkıntı şiddetlen, nasılsa geçeceksin."

Bir sıkıntının geçeceğine duyulan güven, ona dayanmanın tek çaresiydi. Şüphe geçmezdi, hâşâ!

Ama ? Geçecek miydi ?

Ve.

Ya geçmeseydi.

chap-preview
Free preview
Flashbellek
Selamun aleyküm 🍂🍂 Keyifli okumalar...🍭🍭 Başlanma tarihlerini buraya alalım... SELİM' DEN -Kes sesini! İn arabadan doktorun yanına git. Ben gelene kadar herşeyden haberin olsun. -Selim bey müsaade edin arabayı ben kullanmayım. Arkamda bırakarak arabaya geçip Gülsüm hanımın evine sürdüm. Hata üstüne hata yaparken Ebru' yu gözüm görmemişti. Söylediği şeylere sağır olmuştum. Gözümün önünde canı pahasına da olsa hep dik durmuştu. Şimdi hastane köşelerindeydi... Doktor ne demişti " herşeye hazırlıklı olun." Buna insan nasıl alışırdı ki... Gerçi ben günden güne kendimi Ebru' nun gözünde kendimi öldürmüştüm. Saatlerce sürmüş gibi geçen yol nihayet bitmişti. Arabayı bırakıp bir zamanlar aşinası olduğum apartmana girdim. Alt katı es geçerek üst kata çıkarak kapıya ardı ardına vurdum. -Geldimmm. Geldim patlama. Gelen sesin ardından kapı hemen açılmıştı. Karşımda Ebru' nun manevi annesi duruyordu. Yetiştirme yurdunun müdürü. -Ne oldu? Senin ne işin var burada? Ebru ya bir şey mı oldu? -Ebru' nun durumu hâlâ aynı. -Neden geldiniz öyleyse? Gidin lütfen. -Benim alt kata inmem lazım. -Neden? Ne hakla? Kimsin sen? -Kocasıyım ben onun. -Şimdi mı aklına geldi? Ha söylesene şimdi mı aklına geldi. Aylardır bu kız senin yüzünden neler çekti, şimdi mi aklına geldi. O kız senin yüzünden orada yatıyor. Sırf sen, başkasından hamilesin dediğin için kürtaj falan yapmadı. Sırf sen o dna testini yaptır diye o kız neler çekti. Şu an o kablolara bağlı olma sebebi sensin. -H. Haklısın Gülsüm anne ama benim aşağıda bakmam gereken bir şey var. -Bana anne deme. Hani Ebru' nun etrafındaki kişiler senin yanına paran için geliyordu. -Tamam, haklısınız. Bunları daha sonra konuşuruz ama benim alt katta bir şeye bakmam lazım. Lütfen anahtarı verin. -Olmaz!!!! -Bakın Ebru doğuma girmeden bir gün önce bana mail atmış. Evinde tarif ettiği dolap da benim izlemem gereken flashbellekler varmış. Onlara bakmam lazım. Sonra gideceğim. -Haberin oldu demek... Senin o kayıtlara bakman günlerini alır... Neyse anahtarı alıp geliyorum. İçeri girmesiyle alt kata indim. Önceden hatırladığım kadarıyla burada Gülsüm hanımın oğlu ve eşi oturuyordu, sonrasında tayinleri çıkınca şehir dışına gitmişlerdi. Ebru o kağıtları imzalayıp gittiğinde buraya taşınmıştı. Burada kendine yeni bir hayat kuracağını söylemişti. -Ebru attığı mail de nerede olduğunu söylemiştir zaten. Alıp git. Eşim seni burada görmesin. -Peki, teşekkür ederim. Anahtarı alarak içeriye geçtim. Karşıma ince uzun bir koridor çıkmıştı. Giriş kapısının hemen karşısında küçük bir mutfak vardı. Ayakkabılarımı çıkarıp kapısı açık olan odaya girdim. Salondu burası. İki kanepe, berjer, orta sehpa, televizyon ve yemek masasında oluşuyordu. Ebru tam da istediği gibi sade bir şekilde döşemişti. Duvarlardaki çerçeveler dikkatimi çekince baktım. Ebru 'nun hamilelik boyunca çektiği fotoğraflardı. Daha doğrusu buraya taşındığı zamandan beri olan fotoğraflardı. Salondan çıkarak hemen çapraz da kalan odaya girdim. Bebek odasına.... Salona göre daha da özenilmiş olan odaya şöyle bir baktım. İki küçük beşik, beşiklerin üstünde isimleri yazıyordu, giyisi dolapları ve bir berjer... Salondaki gibi her taraf fotoğraflarla doluydu. Tek fark, buradaki fotoğraflarda ben de vardım. Evlendiğimiz günden tut, bundan bir yıl öncesine kadar çekindiğimiz fotoğraflarla doluydu. O kadar ağır konuşmama rağmen bu odayı hazırlarken beni de katmıştı. Gözümden akan yaşı silerek berjere oturdum. Nasıl bu kadar kör olabilmiştim. Beni sevdiğine adım kadar eminken nasıl o kelimeler ağzımdan çıkmıştı. Şifonyerin üstüne koyulan albümleri açıp baktım. Bizim fotoğraflarımız ile doluydu. Düğün fotoğrafları, şirketteki fotoğraflar ve daha niceleri... Albümün son sayfasına geldiğim de Sayfaya yapıştırılmış birkaç flashbellek gördüm. Altlarında düğün, tatiller gibi yazılar yazıyordu. Doğumdan sonra ne olacağını biliyordu, bu yüzden bütün hazırlığını yapmıştı. Onlara anı bırakmak için elinden gelen herşeyi yapmıştı. Albümü bırakıp ayaklandım. Kalan son odaya girdim. Ebru 'nun odasına... Burası da diğer odalar gibi sadeydi. Çift kişilik bir yatak, dolap, yatağın yanında beşik vardı. Yatağın başındaki komodinin önüne yere oturdum. Attığı mailde burada olduğunu söylüyordu. Çekmeceyi atıp içindeki kutuyu çıkardım. Kutunun içine küçük paket poşetlere koyulmuştu. Hepsinin üstünde sayı ve tarih yazıyordu. Ayaklanıp kutuyla birlikte evden çıktım. Gülsüm anne kapıdaydı. Anahtarı verdim. -Ben teşekkür ederim. Hastaneye geçiyorum, bir gelişme olursa haber veririm. -Bebeklerin durumu nasıl? -Aynı... Kuvözdeler. Başını sallayıp üst kata çıkınca ben de arabama geçip hastaneye geçtim. Yoğun bakım katına çıktığım da Bekir hemen yanıma gelmişti. -Bir gelişme var mı? -Yok efendim. Birkaç defa kontrol amaçlı hemşire geldi. -Bebekler? -Hemşireler iki defa mama hazırlayıp verdiklerini söylediler. Onun dışında durumları aynı. -Bana bir oda ayarla. -Hemen efendim. -Laptop da ayarla. -On dakikaya ikisi de hazır olur efendim. -İkisi de hazır olunca torpido da kutu var onu da getir. Doktor ile konuşup Ebru' nun yanına gittim. Hakkım olmamasına rağmen anlından öpüp kenardaki sandalyeye oturup elini tuttum. Her zamankinin aksine bu sefer buz gibiydi. Kollarında, elinin üstünde hep iğne izleri doluydu. Ağzında oksijen maskesi, vücudun da çeşitli kablolar vardı. O kadar hata yapmasaydım belki daha önce haberim olacaktı, şu an böyle buz gibi bir vücutla yatmayacaktı. -Beyefendi artık çıkmanız gerekiyor. -T. Tamam. Ebru' nun anlını öperek yoğun bakımdan çıktım. Üstümdeki kıyafetleri çıkararak Bekir' in hazırladığı odaya geçtim. Bilgisayar odadaki küçük masasın üstüne bırakılmıştı, hemen yanında da Ebru' nun hazırladığı kutu. Kutudan bir yazan flashı alarak bilgisayar ile koltuğa geçtim. Gerekli işlemleri yaptığım da karşıma Ebru çıkmıştı. Bir saat önce girdiğim odadaydı. Yatak odasında sırtını başlığa dayamış oturuyordu. Oynat tuşuna basıp izlemeye başladım. -Selamun aleyküm.... Aaa dur selamıma karşılık vermezsin. Aleyküm selam diyeyim de üstünde borç kalmasın. Neyse merhaba..... Şu an bu videoyu izliyorsan iki seçenekten biri olmuştur. Ya ben doğumdan çıkamamışımdır ya da yoğun bakımdayımdır, durumum da ciddidir. Rahat ol yani. Her ihtimali biliyorum, doktorum zamanın da her ihtimali söylemişti. Esas konuya girmeden önce senden bir şey isteyeceğim. Bunu son isteğim olarak düşün... Şöyle ki yüzde seksen bebeklerim şu an yoğun bakımdalar... Ben o hastaneden çıkamazsam Gülsüm anne ikisine bakacak. Dna testi için doktorlar şu an izin vermemişlerdir, o testi yaptırana kadar Gülsüm annenin sorumluluğundalar. O testi yaptırdıktan sonra sonucu görünce onları zaten yalnız bırakmayacaksın biliyorum. Benim yaşadığım şeyleri onlara yaşamayacağını da biliyorum. Vefat edersem onlara annesiz olduklarını hissettirme. Vicdan yapıp da onları babasız da bırakma. Anneleri ölmüş olsa bile izin ver babalarını tanısınlar. Senin eksikliğini de hissetmesinler . Anne, babanın olmadığını en iyi ben biliyorum. Onlar olmadığın da neler yaşandığını da ben bilirim. En basitinden çocuklar acımasızdır, ne olduğunu bilmediklerinden oradan vurabilirler. Gerçi çocuklara ne hacet yetişkinler de her sıkıştığında da hassas olduğunu bilmesine rağmen oradan vururlar. -Benim gibi... Sıkıştığımda canını yakmak istediğim de yaptığım gibi.. Şimdi esas konuya geleyim. Ne oldu, nasıl oldu bilmiyorum ama sen bana hiç güvenmemişsin. Bana güvenseydin gözümün senden başkasını görmediğini, seni sevdiğimi görürdün. Sana ihanet etmeyeceğimi bilirdin... Evliliğimizin dördüncü yılını geri de bırakmanıza rağmen geriye dönüp bakıyorum da bebeklerim hariç herşey bir hata ve zaman kaybından ibaretmiş..... Yaşananlara hep kendi gözünden baktın. Şimdi ben anlatacağım sen de dinle. Ha bu arada anlatacaklarımı kimseye söyleme. Bu bizim özelimiz, gördüğüm gibi yatak odasındayım. Özelimizden kimsenin haberi olmayacak. Anlaştık mı? -Anlaştık. -Anlaştık dediğini duyar gibiyim. Son bir uyarı daha yapayım, şu sekiz ayda yaşananlardan sadece Gülsüm annenin ve İpek ablanın haberi var. İkisi de bana yemin etti, bebeklerim büyüdüklerinde onlara asla söylemeyecek, sen de yemin et onlara söylemeyeciğine dair. -Yemin ederim kimseye söylemeyeceğim. İnşalallah yemin etmişsindir, yoksa her gece kabusun olurum.... Anlattıklarımdan sonra inşaallah bana inanırsın. Anlattıklarımdan sonra inşaallah bebeklerime, bebeklerimiz dersin..... Başlayalım öyleyse benim açımdan eski bizi dinlemeye. 💫💫💫 Ebru ve Selim' in hikayesini okumaya var mısınız? Diğer hikâyelerimden farklı bir yol izleceğim. Hikayeyi sadece Ebru' nun ağzından okuyacağız. Evliliklerinden itibaren, Ebru' nun yoğun bakım sürecine kadar yaşanan olayları anlatacağım. Selim şerefsizi Ebru kızçemizi nasıl üzmüş okuyalım bakalım. Kalın puntolu yazılan yerler de Ebru videodan konuşuyormuş gibi düşünün. Sizce ne olmuştur da Selim anladığımız üzere ikizlerin ondan olmadığını düşünüyor? İkizlerin cinsiyetini zamanı gelince okuruz. Ha bir de Ebru yetiştirme yurdunda büyümüştür. Selim' e istediğiniz kadar sövebilirsiniz. Ben görmeyeceğim o yorumları. 🙈🙉🙊 Ebru kızım hakkında düşünceleriniz? Viraha final yapınca Gümân ‘ a bölümler gelmeye başlayacak.

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

MARDİN KIZILI [+18]

read
532.0K
bc

AŞKLA BERDEL

read
81.5K
bc

HÜKÜM

read
226.4K
bc

Ağanın Sözde Karısı

read
65.6K
bc

CEO'NUN FİRST LADY'SI (+21)

read
46.8K
bc

Bal dudaklım (Ağır bedeller)+18

read
24.9K
bc

Ne Olacak Halim (Türkçe)

read
14.4K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook