Karan’ın gözlerinden yayılan soğuk, ruhumu donduruyordu. İçimdeki tüm sıcaklık yok olmuştu. Derin bir boşluk vardı, tıpkı Karan’ın gözlerinde olduğu gibi. O eski dostum, o kaybolmuş ruh… şimdi, gözlerindeki o boşlukla, bana hiçbir şey bırakmamıştı. Bir zamanlar içimi ısıtan o yüz, şimdi soğuk bir çerçeveye dönüşmüştü. Gözlerindeki derinlik, bir sonsuzluğu yansıtıyordu. Her şeyin sonunun işaretiydi. Her ne vardıysa, onu içine çekmişti. Ben, Karan’ın kaybolmuş ruhunu yalnızca hatırlıyordum ama şimdi o, bir gölgeye dönüşmüş gibiydi. Ve ben… o boşluğun önündeki tek engel gibi duruyordum. Bir karar vermek zorundaydım. Gözleri, bana son bir umut verecek şekilde bakıyor muydu, yoksa her şey bitmiş miydi? Karan, artık tamamen karanlığa teslim olmuştu. O eski, bildiğim Karan’dan geriye ne kalmış

