Çetin
Miray’ı yarı çıplak okulda bırakmak hiç içime sinmemişti ama yapacak bir şey yoktu. Akşam görüşecektik ve onu evine bırakmaya hiç niyetim yoktu. Şirkete dönerken Yılmaz amcaya mı söylesem yoksa bizi direk gerdek yatağına sokmaya çalışan Yasemin teyzeye mi söylesem bilemedim. Yasemin teyzeye mesaj atarım o da durumu idare ederdi bence.
Şirket binasının önünde arabadan indiğimde buz gibi hava yüzüme çarptı. Ah Miray götün donacak kızım. Kravatımı düzelttim. Cam kapılardan içeri girmeden önce bir saniye durdum. Dün… Dün resmen bir felaketti. Bir konferans salonu dolusu insanın önünde yaşanan rezalet, internette dolaşan video, yönetim kurulu, Miray, Yılmaz amca, Giray… Bir iş krizini çözmek için daha önce yüzlerce farklı yöntem kullanmıştım ama evliliği ilk kez deneyimleyecektim. Kapıdan içeri girdim. Resepsiyondaki iki çalışan beni görünce ayağa kalktılar.
“Günaydın Çetin Bey.”
“Günaydın.” Normalde bu sahne sıradan olurdu ama bugün değildi. İnsanların bakışlarında o çok tanıdık ifade vardı. Merak. Asansöre doğru yürürken arkadan iki kişinin fısıldaştığını duydum ama benim hakkımda mı bilemedim. Asansör kapısı açıldı ve içeri girdim. Kapı kapanırken kendi yansımama baktım. Yönetici katı… Asansör ding sesiyle durdu. Kapılar açılmaz odama doğru adımlarımı hızlandırdım. Masasının arkasında oturan Pınar beni görünce ayağa kalktı. Pınar benden sonra şirketteki en tehlikeli insandır ve beni sever. Her şeyi bilir, duyar. Gülümsedi. Odaya girince,
“Günaydın Çetin Bey.” Dedi.
“Günaydın Pınar.” Gözlerindeki hafif pırıltıyı gördüm. Kabanımı çıkartıp ona uzattım. Laptop çantamı masaya koydum.
“Gündemi okumamı ister misiniz?”
“Lütfen.” Profesyonel mod. Şimdi iş zamanı. Pınar hızlı hızlı okumaya başladı.
“On bir buçukta finans toplantısı var ama Selim Bey sizi bekliyor zaten.” Başımı salladım. “On ikide Singapur yatırım fonuyla görüntülü görüşme vardı ama bunu akşam saatlerine çekebiliriz.”
“Tamam.” MacBook umu açtım. Ben de maillere bakıyordum.
“On ikide yönetim kuru kısa değerlendirme.” Durdu. Bakışlarımı ona çevirdim. “Giray Bey siz gelince haber vermemi istedi.”
“Selim’le görüşeyim sonra.”
“Peki efendim.” Pınar çıkarken Selim adını duymuş gibi içeri girdi. CFO Selim. Elinde tablet yüzünde o tanıdık sakin ifade. En iyilerle çalışmayı severim.
“Günaydın Çetin Bey.”
“Günaydın Selim.” Yanıma geldi.
“Rakamlar var.” İşte asıl merak ettiğim kısım buydu.
“Kötü mü?” Kötüyse de düzelecekti. Bugün basına verdiğimiz fotoğraflar güven oluşturacaktı. Tableti bana çevirdi. Grafiği gösterdi.
“Dün akşam düşüş yüzde üç buçukla kapandı.” Kasılan omuzlarımı gevşettim. Çok şükür. Beklediğimden iyiydi. Selim devam etti. “Sabah açılışında toparlanma var.”
“Ne kadar?”
“Şu an eksi bir civarında.” Başımı salladım.
“Yatırım haberi?”
“Yayınlandı.” Tabletinden başka bir sayfa açtı. “Bir de dünkü video.”
“Kaç kişi izledi?”
“Şu an üç milyon.” Güldüm. Ah Miray. Çatlak Miray. Tam bu sırada Pınar araya girdi.
“Yılmaz Bey sizi bekliyor.” Ceketimi çıkartmıştım. Giyinerek koridora çıktım. Yılmaz amcanın ofisinin kapısına geldim ve tıklattım. İçeri girdiğimde sevgili kayınpederimin masanın arkasında oturduğunu elinde kahvesi olduğunu gördüm. Her zamanki gibi sakindi. Bu adamla çalışmakta güzeldi. Kapıyı kapatıp karşısına oturdum. Bir süre birbirimize baktık. Sonunda konuştu.
“Piyasa nasıl tepki verdi?” Direk konuya girdi.
“Düşüş yüzde üç buçukta kaldı. Yatırım haberi piyasayı tuttu.” Kahvesinden bir yudum aldı.
“Güzel kriz yönetimi.” Sonra gözlerini bana dikti. “İş kısmı tamam.” Başımı salladım. “Dinliyorum seni Çetin Arman.”
“Biz Miray’la konuştuk. Bu sabah kahvaltı da tekrar konuştuk. Önce nişan sonra evlilik. Okul bitince isterdik ama siz nasıl uygun görürseniz Yılmaz amca.”
“O da seni seviyor muymuş?” yutkundum.
“Benden hoşlandığını söyledi.” Teknik olarak doğruydu. Hoşlandığı bir organım vardı.
“Seni severim Çetin. Sana güvenirim de ama kızım asidir, kimseyi dinlemez, başının dikine gider, sonuçlarını düşünmez. Bunu yakinen de gördün. Birbirinizi dengeleyeceğinizi düşünüyorum.” Ya da rezil olmaktan rezil olmaya koşacaktık. “Bu akşam bizde olacaktınız ama Yasemin’in bir arkadaşının sergi açılışı varmış. Mecbur yarın akşam buluşuruz. Nişan düşün hazırlıklarını konuşuruz ailecek.”
“Tabi ki.” Dedim. Kapı açıldı. Giray girdi içeri. Beni görünce durdu. İki saniye birbirimize baktık. O bana ırz düşmanı gibi bakıyordu gerçi. Sakinleşmiş gibiydi. Karşıma oturdu.
“Eğer kız kardeşimi üzersen…” elimi kaldırdım.
“Bu konuşmayı dün yaptık zaten.”
“Tekrar yapıyorum.”
“Giray.”
“Ne?”
“Senin kız kardeşin benim karım olacak.” Saniyesinde yüzünü buruşturdu.
“Bu cümle midemi bulandırıyor.” Yılmaz amca kahkaha attı. Ben de gülümsedim.
“Giray kızgınlığını kenara koy ve el sıkışın. İş arkadaşı olmanızı geçtim akraba oluyorsunuz.” Dedi Yılmaz amca. Ben hazırdım. Ayağa kalkarak önümü ilikledim. Saygıyı hak ediyordu arkadaşım. O da kalktı. Uzattığım eli sıktı ama yarım bir şekilde.
“Seni affetmedim. Affedebileceğimi de sanmıyorum.” Tripler tavırlar…
“Güzel. Madem kavga bitti çalışmaya devam.” Yılmaz amca bizi sepetleyince bir şey demeden odalarımıza dağıldık. Akşam nasıl olmuştu bilememiştim. Aklım hep Miray’daydı. Telefonuma bakıp duruyordum ama hiçbir şey yazmamıştı. Singapur toplantısına girmeden önce mesaj geldi.
Şoför Güven: Miray Hanımı aldım, şirkete geliyoruz.
Çetin: Tamam.
Umarım o gelmeden toplantı biterdi. Geldiğinde ilk benim yanıma gelip pislik çıkartacağından emindim. Toplantı başlayalı bir saat olmuştu. Tekrar mesaj geldi bu sefer Pınar’dı. Miray’ın şirketten girdiğini söylüyordu. Yavaştan kapanış konuşmasını yapmıştım ki müstakbel eşim odama daldı. Bunu beklemiyordum işte. Karşımda az kalsın soyunacaktı ve ben de yan odada ailesi olmasını umursamadan üzerine atlayacaktım. Hayatımın en kötü toplantı kapanışı oldu çünkü Giray Miray’ın üzerine atladı. En son söylediği sözle Giray’la ikimiz lal e bağlamıştık. Bu ergenle nasıl anlaşacaktım ben? Kullanma kılavuzları var mıydı acaba?
“Bizimki adı konmamış ilişki.” Dedi Miray.
“Az önce dediğin şeyin anlamı mı?” başını salladı. Kravatıma gitti elim ama gevşetmedim.
“Koyduk ya adını sevgilim.”
“Sevgilim deme. Yanımda deme. Sizi yan yana düşünemiyorum ben ya. Bu travmayı nasıl atlatacağım.” Miray masamın arkasına geçerek koltuğuma oturdu. Giray hırsla ona doğru giderken önünü kestim ama bana bakmıyordu bile. “Geri zekalı, man kafa, senin yüzünden en yakın arkadaşımdan oldum ben.”
“Benim yüzünden değil bir kere. Arkadaşın yüzünden.”
“Bence ikimizde arkadaşlığımızdan olmadık.” Bu durumu kurtarabilir miydim? Birazdan yüzüme bir tane çakacak gibiydi. Yılmaz amca üzerini giyinmiş kapıdan başını uzattı.
“Giray hadi gidiyoruz.” Giray bize baktı sonra babasına.
“Miray?” dedi.
“Onu Çetin bırakacak. Yasemin’den izin almış. Dışarı çıkacaklarmış.” Gülümsedim. Giray homurdanarak babasıyla çıktı. Kapıyı kapatarak Miray’a döndüm. Miray beni alkışlamaya başladı.
“Çetin Arman. Tüm kaleleri içten fetheden adam. Vay vay vay.” Kapıyı kilitleyerek ona doğru yaklaştım. Döner sandalyeyi bana doğru çevirdi. Hiçbir şey demeden kolundan tuttuğum gibi ayağa kaldırdım ve ben otururken kucağıma çektim. “Çetin abi saçmalamaaa.”
“Abi deme istersen.” Dedim sinsi sinsi. “Olaylar buraya gelsin istemezdim ama durumumuzu gözden geçirebiliriz malum her fırsatta bana kendini teşhir ediyorsun.”
“Allah kuru iftiradan saklasın.” Kucağımda kıpırdandıkça erkekliğimin büyüdüğünü hissediyordu ve bu durum onun hoşuna gidiyordu.
Miray bu işin sonu hiç iyi değil söyleyeyim. Şu kıyafetle tüm gün seni düşündüm.” Elimi fermuarına götürdüm. Yavaşça indirirken, “Bu anın hayalini kurdum.” Dedim. Elini elimin üzerine koydu ve durdurdu. “Az önce kendin açacaktın ya?”
“Az önceydi o. Sen toplantıdaydın. Bir şey yapamazdın.”
“Yapardım. Ne yapamazdım sana göre.” Yutkundu. “Boynundaki izi kapatmışsın.” Gözlerini devirdi.
“Herkese rezil oldum sayende.” Kahkaha attım.
“Sence tek rezil olma konusu bu muydu?”
“Onu bunu bırak. Hadi gece kulübüne gitmemiz lazım. Nişanlımla boy göstereceğim.”
“Olmaz.”
“Neden?”
“Olmaz çünkü seni bana götüreceğim ve annenden tüm gece için izin aldım.” Gözleri yuvalarından çıkacaktı. Babasının koyduğu yasağı saniyesinde karizmatik cazibem sayesinde delmiştim. Ayrıca bugün evin anahtarlarını değiştirmiş ve güvenliğe de kim gelirse gelsin yukarı salmamalarını tembihlemiştim. İşlem tamamdı. Kimse planımı bozamaz.
Bölüm Sonu.
GEcelere akma planımız Çetin müdahelesine uğradı malesef aşlsdklaşda Bakalım kimin dediği olacak. Yorumlara bekliyorum sizi...