bc

Gülseren'in Kırık Yatağı

book_age16+
1.3K
FOLLOW
15.6K
READ
family
age gap
second chance
friends to lovers
arrogant
doctor
drama
sweet
bxg
city
office/work place
cheating
musclebear
like
intro-logo
Blurb

(Tamamlanmış Hikaye)

Bu hikaye bir yatağın kırılması ile başlıyor...

Kıran kişi eski koca,

Yardım eden kişi mağaza görevlisi...

Peki ben bu hikayenin neresinde miyim?

Kedisi Ceviz için üzülüp yas ilan eden ben, bizzat anne evindeyim. Bir de ibretlik hikayeyim!

Dikkat! Bu hikaye bir kadının aldatılma, ayağa kalkma, hayata dönme ve aşkla barışma hikayesini anlatmaktadır...

chap-preview
Free preview
Giriş
Her boşanan kadının yaptığı gibi bavulumu alıp ana ocağına geri dönmüştüm. Artık duldum. "Hala aklım almıyor! Nasıl olur da bize haber vermeden sessiz sedasız ayrılırsınız?" Bilirsiniz ki aile evinde yaşamak üniversite için o şehirden ayrıldıktan sonra daha zor gözükür herkese. "Anne, uzatmasan mı?" Keskin gözleri yırtıcı bir kaplan edasıyla bana döndüğünde benim de bir kartaldan farkım yoktu. Onun pençelerinden uçarak birkaç saniye de kurtulabilirdim. Eğer bir su aygırı kanatlarımı kırmasaydı. "Ben seni boşan diye mi evlendirdim kızım?" dedi bir kez daha pençelerinin yeni keskinleştirdiğini acımadan üstümde göstererek. "Ne olursa olsun siz artık evlisiniz. Gün sonunda o yatağa küs giremezsiniz." Çatallamaya devam ettiğim makarna kaseme acıklı bir bakış attım. "Gün sonunda onu affedebilirdim anne, eğer her gece girdiğim yatağa başka bir kadını misafir etmeseydi." Öylesine umursamaz ve duyarsızdım ki... Sen bu adamı sevdiğine emin misin bakalım Gülseren? Ben Gülseren'im. Benim sağım solum belli olmazdı ki zaten. "Seni aldatmış mı?" diye sordu. Sesindeki kırıklık, biricik zengin damadına güveninin tuz buz oluşunun kanıtıydı. "Emin misin?" Gülümsedim. Kelebek makarnaya acımadan çatalımı geçirdim ve bir tanesini ağzıma attım. Midem de uçuşması gereken kelebekleri ben sindirirdim. "Yatağımın ne kadar sağlam olduğunu test etmek için mağazadan eleman göndermişler anne. Aa! Bakınız ki o eleman da bizzat uygulamalı denemenin daha iyi olabileceğini söylemiş ve hop!" duraksadım. Annemin koca koca açılmış gözlerine bakarken çatalımı bırakıp yemek kaşığımı aldım elime. "Yatak sekslerine dayanamayıp çatlamış." Kaşığımı makarnaya daldırıp tepeleme bir kaşık aldım. Ağzıma güç bela sokarken birkaç tane kelebek makarnam kaşıktan düştü. Allah'tan kasemi hemen çenemin altında tutuyordum da kelebeklerim heder olmamıştı. Ben makarna yerken çatala tahammül edemeyen insanım! Bir koca boşamak nedir ki benim için? "Sen..." dedi ilk şoku sonunda atlatabilen annem. "Sen ne terbiyesiz olmuşsun böyle? Annenin karşısında ne diyorsun!" Göz devirdim. "Bana o çeyizi düzerken aldığın kırmızı ve siyah geceliği unuttun mu? Tam da terbiyesiz ve arsız olmamı öğütlemiştin." "Kocana karşı demiştim!" dedi çığlık atar gibi. "Anana karşı değil!" Sakin ol reis! "Biliyorsun, öğrendiğim bilgileri kullanmadan duramam. Keşke boşanırsam diye bir şeyleri az anlatsaydın." "Sahiden..." diye mırıldandı. Başımı kaldırıp ona baktığımda masadan bana doğru eğildi ve kısık sesle "Kırmışlar mı yatağı?" diye sordu. "Kırmışlar." dedim. "Yan komşumla çok samimiyizdir. Gece seslerden rahatsız olup salonda uyumuş hatta. Kadın ben sanmış inim inim inleyeni." Annem geri çekildi. Bir an ateş basmış gibi masadan aldığı peçeteyle alnını sildi ve bana kattığı suyu tek dikişte içti. İçi yandı garibimin. Mutfak kapısına gözlerim kaydığında derin bir nefes aldım. Evin dış kapısının tam önünde duran üç bavulum ve ben artık buradaydık. Kedimi o şerefsizin eline bırakmak benim için tam bir acıydı, zira annemin kedilere alerjisi olmasa buraya getirecektim. Allah'tan şerefsiz biricik eski kocam bu konuda bana tolerans tanımıştı da bir ev bulana kadar kedime bakacağında anlaşmıştık. "Nafaka aldın mı bari?" diye sordu bu defa. Ben neyim ya sormayı ayıp? Ben bir bireyim anne! Kendi kendime bakabilirim. İçimden geçenleri kelimelere dökerek "Ben bir bireyim anne. Kendi kendime bakabilirim." dediğimde bir süre bana boş boş baktı. Sonrasında acır gibi "Almadın değil mi? Fakir ama gururlu kızım benim." dedi. "Evet!" dedim. Makarna kasesinin dibindeki yoğurdu sıyırırken bir yandan da düşünüyordum. Derhal bir iş, bir ev bulmam gerekiyordu. "Tamam..." dedi sinirlerini yatıştırmak ister gibi bir süre benden başka evinin her köşesini inceleyerek. "Bugün kardeşini çağırayım ve üç kız takılalım." "Boşanmamı mı kutluyoruz?" diye sordum sırıtarak. "İçmek serbest mi?" "Hayır, kardeşini çağırıyorum ki senin düştüğün muameleyi görsün de ders alsın. Kocasını elinde tutsun." "İbretlik hikaye oldun diyorsun..." dedim sahte bir hüzünle. Üzüldüğüm tek şey kedim Ceviz'i o kahpenin evinde bırakmaktı. "Ben doğduğunda anlamıştım." dedi ters ters. "Belliydi eksik akıl olduğun." Ona aldırmadan masanın üstündeki makarna tenceresini önüme çektim. Kasedeki yoğurdu tencerenin içine dökerek güzelce karıştırdım ve tencereden yemeye başladım. "Hepsini mi yiyeceksin?" diye sordu annem şaşkınlıkla. Ona cevabım ise bir kaşık daha kelebek makarnayı mideme indirmek olmuştu. Ben bugün resmi depresyon ilan ediyorum. Kedim Ceviz onlarda kaldı...

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

ÇINAR AĞACI

read
5.7K
bc

HÜKÜM

read
224.6K
bc

AŞKLA BERDEL

read
79.1K
bc

Ne Olacak Halim (Türkçe)

read
14.3K
bc

MARDİN KIZILI [+18]

read
524.6K
bc

PERİ MASALI

read
9.5K
bc

Siyah Ve Beyaz

read
2.9K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook