Dışarıdaki o bozulmuş ninni sesi, malikanenin duvarlarında yankılanırken Aras, Gece’yi adeta bir kalkan gibi gövdesiyle siper ederek koridora çıkardı. Gece, sadece bir gecelikle ve Aras’ın üzerine attığı büyük deri ceketle titreyerek ilerliyordu. Aras’ın elindeki silahın metalik parıltısı, koridordaki loş ışıklarda ölümcül görünüyordu. "Nereye gidiyoruz Aras?" diye fısıldadı Gece. Sesi korkudan çok, duyduğu o ninninin yarattığı travmayla boğulmuştu. "Evin en güvenli yerine. Oraya benden başka kimse giremez, kimse duyamaz," dedi Aras. Sesi bir komutan kadar sert ve tavizsizdi. Evin alt katına, kütüphanenin arkasındaki gizli bir asansörle indiklerinde Gece şaşkınlık içindeydi. Burası sadece bir sığınak değil, lüks bir hapishane gibiydi. Modern mobilyalar, devasa bir ekran ve duvar boy

