Sığınağın içindeki o kırmızı ışık, her şeyi olduğundan daha tekinsiz ve vahşi gösteriyordu. Duvardaki dev ekranda donup kalan küçük Gece’nin o masum gülüşü, odadaki iki yetişkinin üzerine bir karabasan gibi çökmüştü. Aras, elindeki silahı sıkmaktan parmak boğumları beyazlamış bir halde ekrana bakıyordu. Gece, yatağın üzerine tünemiş, Aras’ın az önceki "Seni yıllardır izliyordum" itirafının şokuyla sarsılıyordu. "Sen..." dedi Gece, sesi hıçkırıkların arasından zorla süzülerek. "Sen o videoyu nereden buldun Aras? O ev, o oda... Ben altı yaşındayken yıkıldı. Annemle babamın öldüğü o yangında her şey kül oldu sanıyordum." Aras yavaşça Gece’ye döndü. Gözlerindeki o karanlık parıltı, kırmızının altında daha da korkutucu bir hal almıştı. Silahı masaya bıraktı ve ağır adımlarla Gece’ye doğru

