Kıyıya Vuranlar

505 Words

​İstanbul’un bir buçuk saat uzağında, sadece balıkçı teknelerinin ve terk edilmiş yazlıkların olduğu o küçük koyda zaman durmuş gibiydi. Gece, üzerine kalın bir hırka çekmiş, sahilin bittiği yerdeki eski iskelede oturuyordu. Deniz, gece karası rengindeydi ve vuran her dalga sanki geçmişten bir parçayı kıyıya bırakıp geri çekiliyordu. ​Gece saatine baktı. Sekizi beş geçiyordu. "Gelmez," dedi içinden. "Aras Karadağ telefonunu kapatıp, korumalarını atlatıp, bu ıssız yere gelmez. O, kalabalıklar olmadan nefes alamaz." ​Tam o sırada, tepedeki virajda bir arabanın farları göründü. Lüks bir makam aracı değildi bu; motor sesinden anlaşıldığı kadarıyla eski model, gürültülü bir arazi aracıydı. Araba durdu, farlar söndü. ​Aras, arabadan indi. Gerçekten de dediği gibiydi; üzerinde sıradan bir mont

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD