Çelik, ona uzun uzun baktı. Sonra kafasını iki elinin arasına aldı, salondaki koltuğa çöktü. "Tanrım," diye inledi. "İki tane deli kadınla başım belada." Feride, hâlâ ayakta titriyordu. "Sen de delisin! Hepsine sen sebep oldun!" Çelik başını kaldırdı, kan çekilmiş gözlerle baktı. "Sus. Artık tek kelime etme. Yoksa seni bu evden gerçekten atarım. Gül'ü de dinlendir, bırak sussun. Yarın konuşuruz." "Yarın mı?" diye zırladı Feride. "Her şey patladı, sen yarın diyorsun!" "Evet, yarın!" diye kükredi Çelik. "Çünkü şu an ikinize de laf anlatmak istemiyorum! O yüzden sus ve odana git!" Feride, Çelik'in sesindeki tehdidini duyunca geri adım attı. Yutkundu. "Tamam," diye mırıldandı. "Gidiyorum." Odasına çıktı, kapıyı kapattı. Ama içi içini yiyordu. Aşağıda Çelik'in tek başına oturduğunu hayal

