-ANDAÇ- Televizyonun karşısında taş kesilmiştim. Spikerin o soğuk, duygusuz sesi odanın her köşesine yayılıyor, her kelimesi beynime bir çivi gibi çakılıyordu. "...AH-216 sefer sayılı uçağımız, kalkıştan kısa bir süre sonra radardan kaybolmuştur. Enkazına ulaşıldı, ilk belirlemelere göre sağ kurtulan bulunmamaktadır. Uçağın düşmeden önce yanmaya başladığı bilgisine ulaştık." Gözlerim ekrandaki o yanmış metal yığınına, paramparça olmuş ve dağılmış gri döküntülere kitlendi. İçimde kalan her şey paramparça oluyor, her bir enkaz parçası sanki benim de içimi öylece dağıtıyordu. Yumruklarımı öyle sıkmıştım ki, tırnaklarım avuç içlerime batıyor, acısını bile hissetmiyordum. Ekran dışında tüm sesler bir uğultudan farksızdı. Tek duyabildiğim şakaklarımda zonklayan kendi nabzımdı ve o lanet spik

