🧭 ULAK GİRİŞ 🧭
Zifiri karanlığı, kimi sever kimi sevmez Damla karanlığı değil gece gökyüzünü izlemeyi severdi. Çünkü karanlık en çok gökyüzüne yakışırdı. Peki ya gördüğü rüyalar kabuslar mı demeliydi. Sabaha karşı gördüğü o kadın, erkek gittiği o yer nefesi kesen kalbinin gümbürtüsü başını sağa sola sallarken, hepsinin birer kabus olduğunu tekrar ederek çantasına sıkıca sarılarak yan yoldan evine giden ara sokağa saptı.
Damla ailesine yuvasına giderken Lucian delirmiş gibi odasında sağa sola dönüyor. El pençe durmuş adamlarına ağzına geleni sayıyordu. Burnunda tanıdık o koku ciğerlerini yakan özlem ve hasret!
"Ulan ulan odama kadar giren biri var kokusu hala burnumda ama adamlarımın gözleri kör görmemiş güçleri alınmış sanki" Lucian son sözünü bağırarak ağzından alevler çıkarak söylerken öndeki adamı ateşten kaçamayarak yanmıştı.
Diğerleri korkuyla bakarken en yakın sakın adamı Hanzer ileri atıldı.
"Sakin ol Lucian adamların ne suçu ne?" Öfkeyle dönen griler Hanzer'e yumruk olarak dönmüştü.
Yankılanan güm sesi kanayan burunla, Lucian yakaların'dan tutarak kendine doğru çektiği adamına alayla baktı.
"Bana onu bulacaksın Hanzer, ne yap ne et bu kokunun sahibini bul getir yoksa aileni de senide yakar toza dumana katarım" nefretle çıkan sözleri ortamı buza çevirirken adım adım gerçeğe yaklaşan Lucian onu seyreden üvey oğlu ve kraliyet ailesi şokla izliyordu.
Bütün sesleri bıçak gibi kesen ise donuk bir ses oldu.
"Ben buldum efendi Lucian kokunun sahibini" diyen Aryen'le herkes ona dönerken griler konuş dercesine bakıyor idi.
"Aryen konuş yaşlı bunak" öfke nefret sesine işlemişti.
"Yanlız efendi Lucian" komutu alan aile üyeleri tek tek çıkarken salonda sadece ikili ve külün kalıntıları kalmıştı.
"Öt çabuk" Aryen yutkunurken söze nerden gireceğini bilmiyordu. Öncelikle odayı ve kendilerini görünmez yaparken havada açtığı beyaz ekranda beliren görüntüye Lucian ekranı parçaladı.
"Bana börtü böcek göstermek için mi geldin" Aryen sıkkın sıkkın bu defa portal açtı.
"Buyrun" demiş önden kendi arkadan Lucian geçmişti.
Portal'dan geçerken yansıyan rengarenk ışıklarla dünyaya geçen ikili bir evin önünde belirmişti.
Müstakil tek katlı bahçeli güllerle çevrili eve bakan Lucian'ın dikkatini bembeyaz güllere su veren uzun gür beline kadar inen siyah saçlı hafif tombul orta boylu bal rengi gözlere sahip kadın çekmişti.
Burnuna gelen tanıdık kokuyla boğazına tırmanan o boğucu hisle Aryen'e sordu.
"Bu bu" diyebildi.
"Efendim Hastar'ı uzun zamandır takip ediyorum şüphelerim de haklı çıktım. Asira hanım asırlardır reenkarnasyon gerçekleştirip hayatta kalmış son girdiği beden Damla hanım" dizlerinin bağı çözülen Lucian evdben çıkan iri kumral tenli adamın Damla denen kadına belinden sarılmasıyla kendini krallığında buldu.
"İhanet ettiler bana" son sözü bu olmuştu.
Çünkü sesinde sadece nefret vardı.
Yakında???