🧭 ULAK 3 BÖLÜM 🧭

1313 Words
Damla sakinliğini ele almış düşüncelerini sadece eşine vermişti. Sabah daha salim kafayla olacakları kafasında kurar ona göre hareket ederdi. Özellikle o adam çok tehlikeli korkutucu biriydi. Tipi yürüyüşü gülüşü herşeyiyle ben tehlikeliyim diye bağırıyordu. Gri göz bebeği olmayan o adam gözünde korkunç bir tipleme idi. Kemal'in ve Kenan'ın bakışları altında cevap vermek zor olsada eşine ciddiyetle bakarken ağzından çıkanlara mani olamadı. "Abinle kavga edeceğine çocuklara baksaydın nerde olduğumu bilirdin Kemal gecenin beşi bak yarım saate güneş doğacak bu saatte kolu komşuyu ayağa kaldıracak ne geçti aranızda" Kemal oklarının ne ara kendine geçtiğini dahi anlamadı. Gözleriyle kolu komşuyu tararken çoğu kişinin, camdan sarkıp video fotoğraf çektiğini gördü. Hele yan tarafta ki en yakın dostu Halim'in kızının hayranlıkla Kenan'a baktığını görünce ofladı. Damla Kemal'in etrafı izlediğini görünce adım adım eşine yaklaşıp dibine kadar girdi. "Karıcığım hadi eve gir" dedi Kemal üstünde ki gri şort takımı görünce yüreği hop hop etmişti. "Soruma cevap almadım" diyebildi. "Ben vereyim cevabı sevgili kocan kardeşim yani benden izinsiz Antakyada ki otelin imar dosyasını çöpe atmış" ah konu yine iş ve para idi. Kemal ve Kenan parayı gücü seviyordu. Benim aksime! "Kes sesini abi o iş olmazdı adamlar yan çizdi neden anlamıyorsun" Kenan aptalca güldü. "O dosyayı bulup bana getirecek üstüne imzanı atacaksın Kemal yoksa elinde neyin var neyi yok alırım herşeyini" yandan Damlaya bakıp bahçeden ayrıldı. Kemal ters ters abisinin ardından bakarken Damla ise Kenan'ın imalı sözleriyle kalbini sıkan sıkıntıyla kocasına döndü. Çünkü para hırsıyla ailesi bitecekti. "Bana öyle bakma Damla herşeyi ailemiz rahat etsin yaşasın diye yapıyorum" Hırsı ah şu para hırsı sinirle cevap dahi vermeden yaşadığım lanet iki güne söve söve yatak odasına girip kilitledim. Çocukların uyuduğunu görünce pencere önüne severek aldığım koltuğa geçip oturmuş perdeyi hafif açarak gökyüzünü izlemeye dalmıştım. Kapı bir kaç kez çalsa da açmadım cevap vermedim. Huzurum herşeyden önemliydi.Çocuklarımın mutluluğu ise beni Kemal'i herkesi geçerdi. Bu yüzden başımı kolumun altına alıp bir kaç saat uyumak üzere gözlerimi kapattım. Nefret ediyordum Kemal'in ailesinden hepsi babası hariç paracı ben merkezci insanlardı. Zengin saygın Kamer ailesi aman ne hoş ne hoş abuk subuk düşüncelerle uykuya dalmam uzun sürmedi. Kemal ise Damla'nın hamlesiyle kendini misafir odasında yatarken buldu. Karısının onu anlamayışı ailesine karşı olan sert tavrı gururunu kırsa da sesini çıkarmıyordu. Hem eşi hem annesinin hataları oldukça fazlaydı. Genç yaşta evlenen iki yakın arkadaşdı. Evliliklerini taçlandıran ise ikizleri olmuştu. Siyah gözlerini sinirle kapatıp sabaha aile evine gitmeyi kafaya koyarak gram uykusu olmadan uyumaya çalıştı. Her insanın karanlık tarafı olurdu Kemal'in para hırsı Kenan'ın ise tutkusu! Abi kardeşi'in odak noktası ise ben merkezci olmalarıydı. Peki ikisi arasında kalacak olan Damla ve çocuklar daha büyük karanlık güç bekliyorsa yaşam her iki taraf içinde zor şartlar altına girecekti. Zamansızlık nedir bilmeyen Lucian sabır ve metanetle, Aryenin bulacağı kadını beklerken adımları krallığının mavi çimlerini ezip geçiyordu. Gördüğü bir çift bal harelerini hatırladıkça, beyni ve kalbi Asirasına kayarken iki kadın arasında ki benzerliğin sıfır olduğunu elbette biliyordu. Ama o koku işte o koku kendi elleriyle zırh dağlarından kara ateşe gömülü hemins çiçeğinden yaptığı o koku kadınına aitti. Bu yüzden cevabını almak istediği iki sorusu olacaktı. Başını kararan gökyüzüne dikerken aniden Harnes dağının büyüleyici güzelliğine tepesinde bulunan kırmızı yeşil kristallere bakındı. Hastar o oradaydı güldü ama aklına üşüşen planla işaret parmağını göğsüne bastırıp sadece Harnes dağının mağarasının içini düşündü. Hastar'ın yaşadığı mağarayı görür iken güldü. Çünkü ailesini almıştı yanına sanki kaçacak gibi eh ufak bir ziyaret iyi olurdu ama hayır onu en savunmasız haliyle yakalayıp yalvartacaktı. Bu yüzden sadece mağarayı dolduran gür bir kahkaha attı. Beş kişilik ailesi kulak tırmalayan sesle korkuyla bakındılar. Hastar'ın eşi Karna eşine öfkeyle bakıp bağırdı. Çünkü bütün bunlar onun suçuydu defalarca uyarmış yapma demişti. "Hastar eğer çocuklara senin yüzünden bir şey olursa boşanırım senden kadın ne saklıyorsan Lucian'a kralına götürecek teslim edeceksin" Kocasına öfkeyle döndü. "Ne asla duydun mu bize neler yaptığını unuttun mu hakkım olanı vermedi" hırs kör eder yok ederdi. "Aptal saptal konuşma kadın ne hakkı ne hukuku kuzensiniz siz düşman değil" ellerini savurdu hırsla. "Ne kuzeni ne kuzeni babamın olan herşeyi aldı herşeyi" koca bir yalan idi. Lucian ailesinden kalan saygınlığı itibarı kendi elleriyle üst düzeye çıkarmıştı. Gezegenini ülkesini el altından çıkarıp gıbte ile baktırır olmuştu. "Hastar Lucian olmasaydı şuan hayatta değildik ondan ne saklıyorsan af dile gerçeği söyle çocukları düşün" oğlu ve kızına baktı. İkiside annesine kırgındı. Çünkü tek düşündüğü dayılarını yok etmekti. "Asla bu yoldan dönmem" dedi gözü o mavi çıkıntıya kayarken Lucian öğreneceğini öğrenmiş görüntüyü kapatırken Aryen'in ona doğru geldiğini gördü. "Buldun mu Aryen" dedi son saatlerini yaşıyordu çünkü. Buldu buldu bulamazsa boommmm! "Buldum komutan Lucian buldum" gözlerim parladı. İçi uzun zaman sonra tuhaf olurken Aryen'e anlat der dercesine baktı. "Hastar son bir yıldır dünyaya gidip geliyormuş efendim dün gece Harnes dağı eteklerinde pusu kurup bekledik çıkar çıkmaz açtığı portal'dan gizlice girdim yani kendimi kamufle ettim" Aryen buz gibi bakışlarla ona bakan kralıyla yok olmamak için dualar etti. Çünkü ne zaman alev alev baksa ortalık duman oluyordu. Üzerindeki siyah pelerini çıkarırken altında sadece kalçalarını saran hafif bol siyah pantolon üzerinde beyaz v yaka tişörtü ile tamamen normal görünse de gerçek görüntüsünü sadece Asira biliyordu. "Susma devam et" derken pantolonunu çıkarıp kendini bahçenin ortasında bulunan büyük kate havuza attı. Soğuk su bedenini esir alırken düşünceleri akın akın beynine firar ediyordu. "Damla Kamer evli iki çocuklu, asistan olarak Şiraz holdingde çalışıyor eşi Kemal'in aile şirketine girmemiş Hastar tam bir yıldır Damla denen kadının peşinde 26 yaşında 19.12.1996 doğumlu efendim" beyninde çark eden o apansız tarih 19.12.20906 yılı! Kalbi acıyla kavrururken attığı her kulaç bir öncekinden sertti. "Durma devam et dedim" diye bağırdı Aryen ses tonundan ürküp kaldığı yerden devam etti. "Tabi en son üç gün önce Damla denen kadını alıp krallığımıza giriş yapmış bulduklarım bunlar askerler giriş çıkışları yeni sihir ve büyüyle tekrar inşa etti koruma altına aldı"aptallar kadın odama dibime değin girmişti. Asira'mın kokusunu bırakarak! "Yerini yurdunu buldun mu Aryen" dedi nefes alış verişlerini düzene sokarak. "İstanbul Kilyos'da yaşıyor" dediğinde memnuniyetle güldü. "Bana Hastar'ı ailesiyle birlikte getireceksin gece yarısı zindanda istiyorum onları" kuzeni iyi bir dersi hak etmişti. "Peki efendim" gözünün önüne üşüşen mağarada ki çıkıntıyla sustu. Oraya kendi girip bakacaktı. "Yarın için hazırlığını yap Aryen dünyaya ineceğiz" gidip küçük kadınla tanışma vakti gelmişti. Derdi neydi neden odasına dünyadan nasıl olup da gezegenine geldiğinin hesabını verecekti. Özellikle o kokunun! Hastar öfkeyle mağarayı turlarken, duyduğu bağırtı sesleriyle zamanının geldiğini anlamıştı. Çünkü Lucian'ın elbette onu bırakacağını sanmıyordu. Akıllı kurt ama ona hayatının şokunu yaşatacaktı. Mağaraya giren bir yığın asker ve ele başları Aryen'le alaylı alaylı konuştu. "Ne o Aryen geç kaldınız ben sizi daha erken bekliyordum" dalga geçen kadınla tek hareketiyle elleri kolları siyah zincirle arkadan bağlandı. "Aryen dinle bizi" diyen Karna'yı da çocukları Eshar ve Estar'ıda bağlayıp dağdan çıkardılar. "Neyi dinleyeceğim ihanetinizi mi" dedi sadece. Sesi buruk çıkmıştı. "Çocukların suçu yok onları bırakın, Lucian'a herşeyi anlatacağım söz veriyorum" diyen Hastar oğlu ve kızının onunla konuşmayışı içine oturmuştu. Canları kanları annelerine sırt dönmüştü. "Lucian müsait değil? Dünyaya indi" dedi yani yarın gidecekti. Ama sabrı dışına çıkmıştı. Duyduğu ile nefesini tutup geri verdi. Çünkü Damlayı bulduysa onu alıp gelirdi. Gerçeği biliyorsa tabi! "Dünyaya Damla'nın yanına gitti yani ama niye kim olduğunu mu öğrendi" Aryen şaşkın şaşkın Hastar'a baktı. "Ne saçmalıyorsun sen" o arada Lucian bütün konuşmaları yakından takip ediyordu. Aryen'le yaptıkları plan buydu. "Damla o normal değil çocuklarımı bırakın gerçeği öğrenin" dediğinde Lucian çocukların zincirini açıp ikizleri evlerine gönderdi. Hastar Kaner birbirine korkuyla bakıp karı koca aynı anda konuştu. "Damla Asira'nın ruhunu taşıyan bir dünyalı" dediğinde dağ ve gök yerinden oynarken evler bahçeler uçan canlılar bile buza kesmişti. Lucian hayatının en büyük şokunu yaşıyordu. Elleri yumruk olurken bedeni görünmezlik halinden çıkmış idi. Demek o koku o yüzden o kadına sinmişti! Asira'sının ruhu dünyalı bedendeydi. Peki bunca yıldır nasıl anlamazdı! Damla kalbine çöken ağırlıkla, uykusundan sıçrayarak uyandı. Yanakları alev alev iken gözleri dahi o alevden nasibini almış gibiydi! Sol omzunda ki Anka kuşu dövmesi yanıyordu sanki beyni patlayacak derecede ağrıyordu. Evine ona doğru gelen karanlık gücün farkında olmadan ayaklanmış idi. Bundan sonrası gücüne kalmıştı... Bölüm Sonu?? Yorum istiyorum!
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD