Bir süre ikisi de hiç konuşmadan yan yana oturdular. Hayal başını Arda’nın omzuna yaslamış, Arda ise onun elini avcunun içine almış bir şekilde, saçlarının kokusunu derin derin içine çekiyordu. Bu anı ne çok hayal etmişti. İşte, sonunda sevdiği yanı başındaydı. Onun elini tutabiliyor ve kokusunu derin derin içine çekebiliyordu. "Bu anı ne çok hayal ettim." Hayal, Arda’nın bu sözleri karşısında burukça gülümsedi. Kendisi de yıllarca onunla bu şekilde olabilmeyi hayal etmemiş miydi sanki? Şimdi gerçekleşmişti işte. Yinede birçok şey eksikti. Hayalindeki gibi dört dörtlük değildi her şey. "Ben de," dedi usulca. "Bir daha gitmene asla izin vermeyeceğim." İçini çekerek gözlerini yumdu. Gitmeyecekti. Artık ne olursa olsun Aşkına sahip çıkacak, kolay kolay ondan vazgeçmeyecekti. Boştaki kol

