3.. Bölüm. Mahkum.

1730 Words
Merva: Hırsımı alamayıp, odayı da dağıtmaya başladım. Kendimi kaybetmiştim. Bu sadece anneme olan öfkem değildi: bu hayatta mecbur bırakıltığımın öfkesiydi. Dedeme, ağabeyme, ve ağabey dediğim adamaydı. Ağlayıp, Hala dağıtmaya devam ederken, annem, birden kolumdan tutup beni kendine çevirdi. Ben daha ne olduğunu anlamadan, yüzüme gelen tokatla, ne uğradıma şaşırdım. "Sormuyorum öylemi?" Beni kollarımdan tutup sarstı. "Senin ne halt yediğini biliyorum. Babanı öldüren, soysuzun itina kaçtığını, namusuna laf gelmesin diye, gece yarısı sana nikah kıyıp, bozuk olup olmadığını, bilmek için zorla seni gerdeğe koyduklarını biliyorum. Şimdi söyle sana neyi sorayım? Nasıl rezil biri olduğunu mu sorayım? Ha!" Deyip yanağıma bir tokat daha atı. "Söyle! Neyi sorayım sana?" Deyip beni geri itti. Onun itmesiyle yere düştüm. oda yanıma çöküp, elini saçlarımı doladı. "Şimdi yat kalk, dedene dua et, seni Baran'la evlendirdi diye. Aklını kullanıp kocanı, kendine bağla. Yoksa bu evde, senin benim gibi bir hizmetçi'den farkın olmaz. Hanım olacaksın bu konağa" Saçlarımı biraz daha çekip."Ahh!" Diye çığlık atım. Canım çok yanmıştı. Ellerimi kaldırıp, elini saçlarıma dan çekmeye çalıştım ama bir türlü bırakmıyordu. Deli kuvvet gelmişti ona. Çekmek için daha da asıldı, onlara. Kulağıma yaklaşıp, fısıldar gibi konuştu. "Bir yanlış daha yaparsan, seni kimseye, bırakmaz ben gırtlağını keserim" Deyip, beni bırakıp ayağa kalktı. "Şimdi kalk! kendini toplayıp, eşyalarını alıp kocanın odasına götür " diye emir verdi. Şimdi tanıştığım kadın, yıllarca evin hizmetçisi konumundaki kadın değildi. Karşımdaki bir canavardı. Anne demeye bile dilim varmıyordu. Olduğum yerde ağlıyordum. Benim dağıtığım, odayı toparlamaya başladı. Aradan bir kaç dakika geçtikten sonra, eşyalarımı çağunu toparlamıştı. Bense hala yerde oturuyordum. Odanın kapısı açılınca o yöne baktım. Gelen Sema'ydı . Beni yerde ağlarken görünce hemen yanıma gelip, oda diz çöküp, beni kendine çekip sarıldı. "Ah canım, sen neler yasamışsın. Senin yanında olmadığım için özür dilerim. Dedemin korkusundan, bir şey diyemedim" diye beni teselli etti. Gerçekten bu evde, kimse dedemin korkusundan bir şey yapamazdı. Annem bizlere bakıp, konuştu. "Sema ben eşyaları alıp, Baran'nın odasına yerleştirmeye gidiyorum, sende onu alıp gel" o dediği kişi bendim. "Tamam yenge, sen çık biz geliriz sonra" dedi Sema. Annem olacak kadın eşyalarımı alıp çıktı odadan. Biz yalnız kalınca, Sema ayağa kalkıp, elimden tutup. Beni kaldırdı. Gidip yatağa oturduk. Sema güz yaşlarımı sildi. "Merva hadi anlat neler oldu? Daha dün arkadaşıma ders çalışmaya gidiyorum dedin. Biz seni Ayşe'de ders çalışmaya gitti biliyorduk. Sabah öğrendiğimizde, meğerse gece ağabeymle nikah kıymışsınız. Nasıl oldu bu durum?" Dedi. Kimse bilmiyordu Murat'la birbirimizi sevdiğimizi. Kimseye anlatmamıştım. Bundan sonra da kimse öğrenmeyecek. Murat için susmak zorundayım. Sema benden hala bir cevap bekliyordu. "Sema lütfen, bana bir şey sorma. Kendime bile söyleyemedim şeyi sana anlatamam. Beni yalnız bırakır mısın?" Deyip yatağa uzanıp, ona arkamı döndüm. "Tamam sen nasıl istersen öyle olsun" deyip odadan çıktı.. Yalnız kaldığımda hüngür hüngür ağlamaya başladım. Hayatım ellerimden kayıp gitmişti ve benim elimden hiç bir şey gelmiyordu. Yaklaşık yarım saat, o yatakta ağladım. Kapı tekrar açıldı. "Hadi kalk! Haşmet ağayı buraya getirmek istemiyorsan, kocanın odasına gitt" annem lafını söyleyip gitti. Ardında kendimi toparlayıp odadan çıktım. Kapının girişinde durdum. Koridorun sonunda ki merdivene baktım. Gideceğim oda bir üst kattaydı. Ağır adımlarla merdivenlerden yukarı çıktım. Söylenen odanın kapısında durdum. Elim bir türlü kapı koluna gitmiyordu. Başımı yukarı kaldırıp göz yaşlarımı serbest bıraktım. Çok zordu: ağabey dediğin adamın karısı olmak. Gidip odasında, yatağında olmak.. Elim titreye titreye kapı kolunu tutup açtım. Bu odaya binlerce kez, girip çıkmıştım. Temizlik işi benden sorulurdu bu konakta. Herkesin bir görevi vardı. Hiç öyle ağa kızı, torunu gibi değildik. Bir yardımcımız yoktu. Dedem yabancı birinin eve girmesine izin vermezdi. Bundan sebep, konağın bütün işini biz yapardık. Benim görevim temizlikti, Seman'nın sofra kurup kaldırmaktı. Çoğunlukla bizde ona yardım ederdik. Güneş, Kadar ablayla beraber yemek işi onlardaydı. Annem'se hem yemek, hem sofrayı kurup kaldırmak, hemde arada bana temizlikte yardım ederdi.Berivan yengemse evin hanımıydı. Hiç bir şeye elini sürmez, sadece emir verirdi. Odaya girdiğimde odanın ferah kokusu burnuma geldi. Çünkü dün sabah, bir güzel temizleyip silmiştim. Odaya ilerleyip yatağın kenarında durdum. Etrafıma baktım, ne kadar yabancı geliyordu bana. Oysa hep bu odanın nasıl ferah, nasıl büyüleyici olduğunu, söylerdim. Şimdiyse bana bir mahzen den farksız geliyordu, bende içindeki mahkum gibiydim. Eşyalarım ortada yoktu. Annem herşeyi yerleştirmişti. Gidip koltuğa oturdum. Başımı koltuğun kolçasına koyup, dizlerimi karnıma çektim. Kollarımla dizlerimi iyice karnıma cekip, bu kabustan uyanmak istedim. Akşama kadar kimse odaya gelmedi nede ben aşağa indim. İnemezdim de, dedem ' senin yerin artık o oda. Odadan çıktığını görmeyecem' demişti. Ev halkı evliliği istemedim diye beni odaya hapsetti, sanıyorlar oysa gerçek bambaşkaydı. Başımı kaldırıp pencereye baktığımda hava kararmıştı. Kimseden ses seda yoktu. Başımı tekrar dizlerime koyup, gözlerimi kapatıp, kendimi karanlığa teslim ettim. Sabah uyandığımda, her yerim tutulmuştu. Ayağa kalkıp, odanın balkonuna çıktım. Aşağa baktım da, avluda hummalı bir çalışma vardı. Mevlid içindi herhalde. Aşçılar gelmişti. Böyle büyük bir davet için evdekiler yemek yapamazdı. Tekrar odaya dönüp, yerime geçip oturdum. Anlaşılan bu koltuk artık benim meskenim olacaktı. Beş on, dakika sonra, Kader abla geldi odaya, elinde bir tepsiyle. Koltuğun kenarında duran, küçük sehpayı önüme çekip, tepsiye üstüne koydu. Kahvaltı getirmişti. "Hadi ye, birazdan aşağa inmen lazım. Bir şey yemesen, açlıktan düşüp bayılacaksın, ve bunu gören başka şeylere yorumlar bu durumu. Neden aniden nikah kıydınızın altında bir bebek muhabbeti, bomba gibi düşer ortaya" dedi. Aslında haklıydı: dedem düğün yapmayarak, herkesin bu ani nikahın altında böyle bir şey düşüneceğini biliyordu ve bana inat olsun diye yaptı. Beni aç kurtların önüne attı. "Ac değilim. Bende iştah bırakmadınız" dedim. "Merva! Kalk ye şunu. Beni delirtme. Dedeni buraya getirmek istemiyirsan ye! Sabah sabah seninle uğraşama, zaten başımıza bir sürü iş çıkardınız" Dedi, kızgınca. Yemesem eğer Haşmet ağa buraya gelip zorla bağazıma dizerdi lokmaları. Kadar ablaya baktığımda tepemde durup bana bakıyordu."tepemde mi bekleyeceksin? cellat gibi. " Dedim. "Evet tepende, bekleyecem. Haşmet ağanın talimatı bu yöndeydi" sabır çekip kahvaltıdan bir kaç lokma yedim. Tepsiyi ona hafif itip. " Git de Haşmet ağana: Görevini layıkıyla yerine getirdini söyle" dedim, alayla. "Sen bu dik kafalığına devam edersen bu odadan, ancak cenazen çıkar" deyip tepsiyi alıp odadan çıktı. Beş dakika sonra tekrar odaya geldi. Bu sefer elinde bir kıyafet vardı. Uzun dar, kesimli, mor bir elbiseydi. Elbiseyi yatağa bırakıp. "Bunu giyecekmişsin? Öyle dedi kaynanan. Ha.. dedi ki eğer bunu giymese, gelir ben ona giydirim. Dedi" hiç bir tepki vermeden, onun çıkmasını bekledim. O çıktıktan sonra ayağa kalkıp, Söve söve, elbiseyi alıp giydim. Çünkü biliyorudum. Berivan hanımın buraya gelip zorla bana giydirceğini. O yapmadan ben yapıyım dedim. Yarım saat sonra, bu sefer Berivan yenge geldi odaya. O geldiğinde ben koltukta oturuyordum. Gelip tam karşımda durdu. "Söyle bakalım: ne yaptın da gece yarısı sana nikah kıydılar?" Dedi. Gözlerin için bakıp. "Oğluna sor. O anlatsın sana" dedim. "Telefonu açsa sorucam, ama şansına açmıyor. Kim bilir ne yaptın da koynuna girdin? Kendine mecbur bıraktın . Sen tam bir yılansın. Anası kılıklı" Deyip dudak büktü. Ne beni, ne annemi severdi. Bizden kurtulmanın yolları ararken, gelini oldum. Eee. Allah'ın işi bu: "Şeytana pabucunu ters giydirirsin. Baştan beri oğluma göz koymuştun. Biliyordum senin bir şeyler yapacağını, ama bu kadar erken düşünmemiştim. Ah zamanında bir ite verseydim , şimdi başımı taşlara vurmazdım" dedi. Onun söylediği hiç bir şeye karşılık vermedim. Birde onunla uğraşmazdım. "Şimdi aşağa in!, bizi rezil edecek bir şey yapayım deme" odada biraz dolanıp. "Ahh ah! Senin başını daha küçükken ezmem gerekirdi. Şimdi bunları yaşamamış olurdum" dedi. Bu söyledikleri daha çok kendine söyler gibiydi. Benden karşılık gelmeyince odadan çıkıp gitti. O çıktıktan sonra bende aşağa indim. Ortalıkta bir sürü insan dolanıyordu. İçlerinde çoğu akrabamızdı. Gördüklerime kısaca selam verip mutfağa gittim. Kızlar ve Kader abla koşuşturuyordu. Hizmet için bir kaç kadında, yardım ediyordu onlara. Sema beni fark edince. "Merva sen neden buradasın?" dedi. "Yengem gelmemi istedi" diye cevapladım. "öyle mi?" dedi. Annem mutfağa gelip. "Hadi Sen benimle gel" deyip çıktı. Peşinden yukarı çıktım. kadınların olduğu odanın önünde durduk. "Şimdi bütün kadınların ellerini öpüp hoş geldin diyeceksin. eğer yanlış bir şey yaparsan, kaynanan, sana neler edeceğini çok iyi biliyorsun" diye tehdit etti. Lafını ikiletmeden peşinden odaya girdim. Kadınlardan sağdan başlayıp tek tek ellerini öpüp 'hoş geldiniz' dedim. en sonda büyük halam oturuyordu, onunda elini de öpünce, elimi tutup, beni yanına oturmam için yer açtı. Yanına oturduğumda, elini dizlerime koyup, "Nasılsın güzelim?" dedi. halam bu ailede beni seven tek kişi diyebilirdim. kısık bir sesle, cevapladım. "İdare eder" dedim. Halam bana anlamlı anlamlı bakıp. Bana biraz daha yaklaşıp. "Asma yüzünü. dik tut başını. kimse 'Merva zorla gelin oluyur' demesin" dedi. dediğini yapıp başımı dik tutum. içim kan ağlaya, ağlaya yaptım. Kadınlar kendini aralarında fısır fısır konuşmaya başlamışlardı bile. Yarım saat sonra, sofralar kuruldu. misafirler yemek yemeğe başlayınca, bende fırsattan istifade edip, oradan ayrılıp. eskide kaldığım odaya gittim. Konak üstümü üstüme gelmeye başlamıştı. bu duruma daha ne kadar dayanırım, bilmiyordum. Allah'tan çokça sabır diledim. Pencerenin önüne gitip, aşağa baktım. Erkekler, çok büyük olan avluda, masada yemek yiyiyorlardı. Dedem masanın en başına kurulmuş, lapa lapa, yiyiyordu önündekini. Akşama kadar, odadan çıkmadım. unutular beni herhalde. diye düşünüyorken, kapı açılıp halam geldi yanıma. yatağa yanıma oturdu. "Şimdi anlat bakalım? ne oluyor böyle. Babam neden apar topar size nikah kıydı? ne bir düğün, ne bir nişan. Yangından mal mı kaçırıyor" dedi. Başımı üne eğip, parmaklarımla oynadım. "Hala dedem öyle dedi. onun lafının üstüne kimsenin lafı olmaz, biliyorsun. ne ben engel olabildim, nede Ba...Baran ağ... yani Baran ola bildi" resmen sesim içime kaçmıştı. "Ah! güzelim hala Baran ağabey diyorsun. tamam seni anlarım. Sen dedene karşı çıkmıyorsun, ama Baran'nı anlamıyorum. nasıl buna izin verdi. nasıl ikinizide ateşe attı" İkimizi ataşe atan bendim o değil, bunu ona diyemedim. "Canım Baran anlayışlıdır, kadına değer verir. senin incitmez, sana kıyamaz, istemediğin hiç bir şey yapmaz" dedi. o öyle deyince gözlerim doldu. halam bu fark edip. elini dizlerine vurdu. "Yoksa yaptı mı?" dedi. "Ay benim kınalı kuzum. zorla mı oldu!" dedi. ben halamdan çekindiğim için başımı öne eğdim. çok utanıyorumdum. halam anlamış olacak ki. Saçlarımı yavaş yavaş, okşayıp beni sinesine çekti. bir müddet öyle kaldıktan sonra. beni biraz kendinden uzaklaştırıp. Elini çeneme koyup kaldırdı. "Hadi aşağa inelim. deden seni bekliyor" daha fazla bir şey sormadı. lavaboya gidip göz yaşlarımı sildim. elimi, yüzümü yıkayıpz odaya geri döndüm. halam önden yürüyüp gitti bende arkasından. Aşağa indiğimizde. misafirler gitmişti. akrabaların bir kaçı kalmıştı. Dedemin erkek kardeşi: Davut ağa, oğulları, ve torunları vardı. yaşlı olanların elini öpüp, genç olanlara kısa selam verip, ayakta durdum. Halamda ağabeylerin hemen yanlarına oturdu. "Ağabey tekrardan hayırlı uğurlu olsun. Allah bir yastıkta kocatsın" dileklerinde bulundular. Davut amca ve oğulları. hep bir ağızdan, 'Amin' kelimesi döküldü. daha fazla burada durmak istemedim. Halama bakıp, "gidebilir miyim?" diye sordum. "Tabi kızım gitti" deyince, "İzninizle" Deyip kapıya döndüm. dönmemle, dün gece beni diri diri toprağa gömen adamla, burun buruna geldim.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD