Ordu’ya geldiğimizde, içimde hem bir heyecan hem de tuhaf bir hüzün vardı. Urfa’dan ayrılmanın ağırlığını geride bırakıp, yeni evimize, yeni hayatımıza adım atıyorduk. Alpaslan’ın ailesiyle aramda her zaman sıcak bir bağ olmuştu ve evimizin hemen Emine ablamlara yakın olması bu bağı daha da güçlendiriyordu. Şehir yabancı olsa da, etrafımda sevdiklerim vardı. Bu bana güven veriyordu. Hamile olduğum için evin eşyalarını yerleştirme işi bana kalmamıştı. Sağ olsun, Asiye annem, Emine ablam ve Kadir babam her şeyi halletmişlerdi. Onlar varken bir şeye dokunmam bile mümkün değildi. Alpaslan da zaten izin vermemişti. Eşyaları kutulardan çıkarmak, mobilyaları yerleştirmek derken, ev bir anda yaşanabilir hale gelmişti. İçimi huzurla dolduran bu tabloya bakıp mutlu olmuştum. Nihayet taşınma işinin

