Günden güne kilo alırken iştahım da bir o kadar açılmıştı. Sanki yemek yemekten başka bir şey yapmıyordum. Karnım iyice büyümüştü ve üzerimdeki ağırlık her geçen gün daha da artıyordu. Cemre ablamın bugün düğünü vardı, bu yüzden biraz da olsa şık görünmeye çalışıyordum. Siyah bir elbise bulmakta zorlanmıştım ama bulduğumda elbise bana en azından rahat hissettirmişti. Düğün salonunun kalabalığı da üzerime geliyordu. İnsanlar, yüzlerce kişi... Halay çekenlerin coşkusu, yaşlıların bir köşede oturup sohbet etmeleri, çocukların salonun ortasında koşuşturup gülüşmeleri... Her şey içimde tuhaf bir sıkıntı yaratıyordu. Alpaslan’ın ailesiyle birlikte bir masada oturuyordum. Kalabalık, gürültü... Karnımın ağırlığıyla yerimde bile rahat hareket edemiyordum. Tam o sırada Asiye anne yanımda belirdi. Y

