Mutfaktaki o ağır hava, Leman’ın her şeyi öğrenmesiyle bir nebze olsun dağılmış, yerini suç ortaklığının verdiği o tuhaf, sızılı bir yakınlığa bırakmıştı. Cihan, ertesi sabah mutfak masasında oturan iki kadına baktı. Ayşe’nin göz altlarındaki morluklar duruyordu ama bakışları ilk kez boşluğa değil, kızına odaklıydı. “Böyle olmayacak,” dedi Cihan, sessizliği sertçe bölerek. Sandalyesini gürültüyle geri itip ayağa kalktı. “Bu evde ölümün yasını tutmuyoruz artık. Bir can gitti, bir can geliyor. Bugün o odayı hazırlıyoruz.” Ayşe, elindeki çay bardağını masaya bıraktı. Parmakları hala hafifçe titriyordu. “Cihan, daha çok erken değil mi? Yani… Henüz her şey bu kadar tazeyken.” “Tam da bu yüzden şimdi yapıyoruz Ayşe,” diye karşılık verdi Cihan. Adımları kararlıydı, karısının yanına gidip elin

