Ayşe, Cihan’ın kollarında nefes nefese kalmışken, tavanın karanlığına diktiği gözlerinde yaşlar birikiyordu. Cihan’ın sunduğu "anlaşma" aslında bir anlaşma değil, ipekten örülmüş bir esaret zinciriydi. Ayşe yavaşça yerinden doğrulup üzerindeki örtüye sarıldı. Cihan’ın az önceki tutkulu adamdan eser kalmamış, yerini bir satranç oyuncusu soğukluğuna bırakmıştı. Ayşe içinden kendine haykırıyordu. "Bir bebek... Dünyanın en masum varlığını, bu karanlık dünyaya bir kilit taşı olarak mı getireceğim? Eğer doğurursam, Cihan’a ömür boyu bağlanmış olacağım. Eğer doğurup gidersem, ruhumun yarısını bu kanlı ellerin arasında bırakacağım. Kaçış yok, sadece teslimiyetin farklı renkleri var." Cihan’ın "Bakıcı tutarım" cümlesi kulaklarında çınlıyordu. Bu adam, sevgiyi bile bir operasyon yönetir gibi yöne

