Bölüm 3 “Büyümek”

330 Words
Günler geçtikçe Süveyda büyüyor, genç bir kız oluyordu. Ancak onun için büyümek, annesiz ve sevgisiz bir çocuklukla şekillenen ağır bir yük demekti. Süveyda, annesi Şirin’i doğduğu gün kaybetmiş, o gün aynı zamanda babasını da kaybetmiş gibi hissediyordu. Ardil, kızı ne kadar yanına yaklaşmaya çalışsa da onu sürekli itiyor, adeta görmezden geliyordu. Ailesinin zamanında Şirin’e yaptıklarını şimdi Ardil, kendi kızına yapıyordu. Ah Şirin! Eğer bu olanları görseydi, sevdiği adamın böyle zalim birine dönüştüğünü bilseydi, onun için verdiği savaştan pişman olur muydu? Aşkı uğruna ailesini karşısına alan o güçlü kadın, şimdi kızının bu sevgisizlikle büyümesini görse ne hissederdi? Zeliha Hanım ise torununa sahip çıkmış görünüyordu. Süveyda’ya bakıyor, onu elinden geldiğince koruyordu. Ancak Zeliha Hanım’ın ilgisi sadece torunuyla sınırlı değildi. Aynı zamanda, oğlu Ardil’e uygun bir eş bulmanın planlarını yapıyordu. Zaten Şirin’i hiçbir zaman gelini olarak benimsememişti. Şimdi kendi seçtiği, aşiretine yakışır bir gelin getirmek istiyordu konağa. Süveyda ise tüm bu planların farkında olmadan büyüyordu. Ardil ise dünyadan elini eteğini çekmişti. Hayata küsmüş bir adamdı artık. Sadece işe gidip geliyor, evde ise kimseyle tek kelime etmiyordu. Sessizliği, patlamaya hazır bir bomba gibi gerilim yaratıyordu. Etrafındakilere öfkeyle yaklaşıyor, acısını kimseyle paylaşmıyordu. Halbuki bir kez olsun kızına sarılsa, onun gözlerine bakabilse, acısını onunla paylaşsa belki de yüreği biraz olsun ferahlayacaktı. Ama Ardil, acısını dindirecek o en basit yolu seçmiyordu. Süveyda ise her geçen gün biraz daha büyüyor, çocukluktan genç kızlığa adım atıyordu. Annesinin hayatta olmadığını artık anlamıştı. Ama babası… Babasının neden kendisine böyle davrandığını anlamıyor, bu mesafeyi sorgulamaya cesaret edemiyordu. Henüz bunun nedenini anlayamayacak kadar küçük bir kızdı. Ama bir gün, o soruyu kendisine soracaktı: “Babam neden beni sevmiyor?” Ve görünüşe göre o gün çok uzak değildi. Çünkü zaman hızlı geçiyordu. Süveyda, tüm bu sorularla ve eksikliklerle büyüyordu. Babasına ve annesine duyduğu özlem her geçen gün daha da artıyor, içindeki boşluk katlanarak büyüyordu. Süveyda’nın kalbinde babasının sevgisiyle dolması gereken yer, acılarla dolu karanlık bir boşluk haline geliyordu. O gün geldiğinde, geçmişin hesaplaşması başlayacaktı. Ve bu hesaplaşma, yalnızca Süveyda’nın değil, Ardil’in de kaderini değiştirecekti.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD