-NOYAN- Hayatım sessizdi. Sessizlik... çoğu insanın dayanamadığı, benimse neredeyse tek dayanağım olan o derin boşluk. Sesin gürültüsünü, konuşmaların karmaşasını, bakışların sorgulayıcılığını burada unutuyordum. Teyzemle birlikte dağ evinde yaşamak kelimelerin yükünü sırtımdan atmak gibiydi. Gerçi o çok konuşur ve ben de hiç konuşmazdım. Ya da şöyle söyleyeyim: o konuşmamı beklemezdi. Bazen bir “olur”, bazen bir baş hareketi, bazen de hiç cevap vermemek bile yeterdi. Aramızda anlaşılmaz gibi görünen ama kusursuz bir düzen vardı. Kabuslar hâlâ peşimi bırakmıyordu. Geceleri uyanıyor, nefesim ciğerime batarken kendimi gerçek sandığım bir başka yerin içinde buluyordum. O arabada, babamın kanının içinde... Ama burası farklıydı. Rüyalar bile burada daha sessizdi. Polonya'daki o cehennemden so

