Fare

2344 Words

Dağ evi... Temizliğini ciğerlerimin en ücra köşesinde hissettiğim, nefesin bile ibadet sayılabileceği bir yerdi burası. Oysa yirmi yılımı geçirdiğim aynı bölgedeki köyde, babamın evinde, hiçbir zaman böyle nefes alamamıştım. Hep bir şey boğazıma otururdu. Bir yumru gibi. Ne içeriye hava girerdi ne içimden çıkardı kelimeler. Orada her şey içimde birikmişti, burada her şey içimden taşmaya başladı. Omzuma bir şal aldım. Havanın serinliği tenime değil, zihnime işliyordu. Sessizlik öyle hakimdi ki, insan yalnızca dış dünyayı değil, iç dünyasını da duyabiliyordu burada. Varendaya geçip arka bahçeye oturdum. Karşımdaki dağların eteklerinden süzülen sisleri izlerken yüzümde istemsiz bir tebessüm belirdi. Avuç içimdeki sıcaklıkla telefonumu açtım, adını görünce içim ısındı: Melike. Canım, çocuklu

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD