Bozdağlı Konağı

1446 Words

Zülfiye ananın yani anneannemin elini tutarken, ellerimin içine yayılan sıcaklık, kalbime işlemişti sanki. Yüzüme yerleşen tebessümün ne kadar garip durduğunu biliyordum; çünkü gözlerim hâlâ doluydu. Ama bu kez gözyaşlarım acıya değil… kabullenişe aitti. Yıllarca varlığını bile bilmediğim bir kadının, bana "yavrum" deyişiyle dağılıp toplanmıştım. “Eve gidelim yavrum. Sana annenin en sevdiği çorbadan yapayım, ha ne dersin?” Sesi kulaklarımda dolanırken, “hayır” deme şansım var mıydı? Birlikte hastane odasından çıktığımızda yüzümdeki hüznü gölgede bırakan ince tebessümün farkındaydım. Otoparka vardığımızda Zülfiye Ana öyle bir güvenle konuştu ki, kimse ses çıkaramadı. “Nermin hanım, sen de gelesin kızınla. Bir kaynaşalım hep beraber yemek yiyelim." Cevaplarını beklemeden emrivakiyle

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD