Koşarak arabama ulaştığımda kapıyı öyle bir hızla açtım ki menteşelerinden sökülecek sandım. Yan koltuktaki telefonuma uzandım, elim titriyordu. Ateş’in gönderdiği korumalar telaşla yaklaştı. Belli ki hareketlerimdeki acelecilik onları da tedirgin etmişti. “Noyan Bey, bir sorun mu var?” diye sordu biri, sesi ihtiyatlıydı. “TUTKUN YOK!” diye bağırdım. Telefonumu kavrayıp açtım. Son aramalara hızla göz gezdirdim, “Tutkun’um” yazısını bulduğum anda aramaya bastım. Parmaklarım o kadar titriyordu ki ekrana doğru düzgün dokunamıyordum bile. Telefon aramaya başladı. Telefonu kulağıma koyarken atölyeme yürüdüm. Karanlık olmasına rağmen kalbimde Umut vardı ama içeriye girdiğim an umutlarım sçndü. Telefonda arama sesi çıktıkça sağa sola baktım, sanki bir yerden çıkıp “buradayım” diyecekmiş gibi am

