Nisa'dan Önümdeki kahvaltı tabağına ilk aşkımmış gibi bakarken, son günlerde açılan iştahım sinirlerimi bozmuyor değildi. İnsanlar üzüldüklerinde iştahları kaçardı, benimse kıtlıktan çıkmış gibi boğazım açılır, ve ne bulduysam yememi sağlardı. Çok yemek yiyorum çünkü, üzgünüm! Ne Sıraç'ın yaptığını, ne de Mısra' nın o akşamki halini unutabiliyordum. Tamam, Mısra'ya haksızlık yapmak istemiyorum. Sonuçta, açıklama yapmasa da, Sıraç'la tanışıyorlardı, ve anladığım kadarıyla aralarında bir şeyler vardı. Ama Sıraç! Ona ne demem gerektiğini bilmiyordum. İkimizin hayatına tesadüfen girmesi imkansızdı. Üstelik benimle konuşan çocuk oldukça kibardı. Sıraç'ın o akşam üzerime yürümesi ve Mısra' nın beni korumak için arkasına alması da yine aklımdan atamadığım konulardı. Sıraç şiddet yanlısı biri

