"Dağların başı da yücedir, Lakin dumanı eksik olmaz." Kat kat battaniyeyle üzerimi örten Yağız'a karşın, onları fırlatarak kalkmaya çalışıyordum. -Lütfen beni onlara götür. Cenazelerine katılmalıyım. Lütfen Yağız... Ben daha önce tek başıma evden uzağa ayrılmadım. Yardım et... Başını iki yana salladı diretmeye son verip. Koltuğun ucuna oturarak gözlerimin içine odaklandı. Çektiğim bu derin acı, göğsümü sıkıştırıyordu. Yağız aksi bir kelam etmeden beni dinledi. Ona vurmama rağmen tek bir hamle bile yapmadı. Canını yaktığım için üzgün de olsam gitmeliydim. Burada böyle uzanmak ihanet gibi geliyordu benliğime. Annemi kaybetmiştim. Beni sevip bağrına basmasa da Aslan Bey'i... Yağız'ın dediğine göre Arsal ailesi de hayatını kaybetmişti. Tunç için gözyaşı dökecek değildim. Ancak

