Toz bulutları dalga dalga suratıma çarparken, zemine serilmişti bedenim. Ses sınırım... Tamamen aşılmıştı. Bir noktadan sonra kulaklarım hiç işitemez noktaya gelmişti. Patlayan bombanın aileme verdiği zararı göremeyecek kadar perdelenmişti gözlerim. Bir aydır her sabah arzuladığım o şeye mi kavuşuyordum: Ölüme. Koşuşturmaların yerde yarattığı titreşimi besbelli hissedebiliyordum. Üzerime düşen gölgeye bakarken gözlerimi kıstım. Sahne girişinin arkasından gelen Yağız'ın dudakları kıpırdıyordu fakat sesini duyamıyordum. Yağız'ın elleri bedenimde gezerken yaralı olup olmadığımı kontrol ediyordu sanki. Sanırım... Şoktaydım. Beynimin donduğunu ve yaşadığım bu şeyin tamamen rüya olduğunu düşünüyordum. Oracıkta, bomba patlamıştı. Aslan Bey için geldiğini söyleyen bu canlı bomb

