Dakikalar içinde olup bitenler isteğim dışındaydı. Şu an ambulansa alınıp hastaneye gidiyordum. Ne kadar iyi olduğumu söylediysem beni dinlememişlerdi. Kafamı direksiyona çarpmıştım ama bayılmamıştım. Sürekli çalan telefonumu açamıyor oluşum sinirlendiğimin sinyallerini veriyordu. "Telefonumu verin artık. İyiyim ben, çekin şunu yüzümden" diyerek oksijen maskesini yüzümden ittim. "Başınızı çarptınız, travma geçiriyor olabilir siniz." Sabır çeker gibi derin bir nefes aldım. "Telefonumu verin" diyerek ikaz ettim tekrar. Doktor telefonumu elime bırakmıştı nihayet. Arayan Cemil'di. Deliye dönmüş olmalıydı. "Kulağınıza koymayın lütfen." Doktoru başımla onayladım. Tekrar çalan telefonu açıp hoparlöre verdim. "Nil, iyi misin?" "İyiyim Cemil, hastaneye gidiyorum." "Neden? İyi misin? B

