Yalvarırım yapma. N'olur... Kulaklarımı sağır eden sesle ellerimi kulaklarıma kapattım. Yine o ses. Dur. N'olur Şimdi değil. Hatırlayamıyordum. Çok bulanık, silik bir görüntü canlandı zihnimde. Sonra o leke. Cansız, net değil. "Nil." Güçlü bir irkilmeyle sesler kesildi. Gözlerimi açtığımda Kağan'ın endişeli gözleriyle karşılaştım. Nefes nefese, korkmuş bir şekilde Kağan'a bakıyordum. "Ne oldu, neyin var?" Hızlı hızlı konuşmuştu. Başımı salladım. "İyiyim, bir şey yok" dedim ama çıkan ses sanki benim değildi. "Sevgilim, yüzün kireç gibi. İyi olduğuna emin misin?" "Bir an önce gidelim, yorgunum çok" deyiverdim. Diyecek başka bir şey bulamadım. Belime sarıldı. Sevgilime tutunup masaya ilerledik. Yerlerimize oturuğumuzda Enes'e bakmaktan kaçınıyordum. Ensesinde ki leke, onu görünce kötü

