bc

MARDİN SAFİRİ +18

book_age18+
2
FOLLOW
1K
READ
family
dominant
stepfather
heir/heiress
drama
bxg
campus
musclebear
brutal
like
intro-logo
Blurb

Kardeşinin katilinin evine gelin olarak giden Diba ve abisinin öldürdüğü çocuğun evine gelin olarak giden Ahuzar... İki günahsız kızın kaderi bir kaza ve berdelle tamamen değişir...

Ahuzar, katilin kardeşi damgası ile gelin geldiği bu evde dik durmak için kendine bir zırh edinmeye çalışırken, Diba ise annesini ve kardeşini öldürüp sesini çalarak dilsiz kalmasına neden olan adamın kardeşiyle evlenerek hayatının en zorlu sınavını vermektedir...

İkisi de olaylardan bağımsız olmasına rağmen bu hikayede en çok yara alan iki kadın olarak, hayatta kalmak ve kendi kaderlerine inat mutlu olmak için yeni hayatlarına adapte olmak zorundadır ama her ikisi için de işler asla kolay olmayacak, girdikleri yeni ailelerinin sırlarına da ortak olacaklardır...

chap-preview
Free preview
ÖN İZLEME
DİBA Karşımda durmuş yüzüme dik dik bakan adama aynı dik duruşlu bakışlarla karşılık verdim. Gözümü kaçırmamı bekliyordu sanırım… Ne bir şey söylüyor ne de hareket ediyordu. Gözlerinde hangi duygunun daha ağır bastığını anlayabilmek mümkün değildi. Ben mi? Ben karşımdaki adama mahkûm edildiğimin farkındaydım. Rohat abim her ne kadar arkamda olduğunu, başım sıkışırsa ona gidebileceğimi söylese de bunun sonuçları sadece gelin geldiğim konak ve aşiret için değil; doğup büyüdüğüm konak ve aşiret için de ağır olurdu. Bu yüzden geri dönebilmem mümkün olmasa da buradaki varlığımın sadece bana değil, herkese azap olduğunun da farkındaydım. Berdel kararı aldırmak için aşiretleri toplayan bu insanlar nasıl bir hata yaptıklarını da her gün benimle yüz yüze gelerek anlayacaklardı. Tüm bunların gölgesinde ilk olarak benim için en büyük kalp kırıklığı olacak olan bu geceyi tamamlamak zorundaydım. Berivan anam haklıydı, bu insanların aileme laf etmesine, kendi suçlarını bastırmak için namusumu dile dolamalarına izin veremezdim. Belki bana dokunmasını istemediğimi anlardı ve kabul ederdi. Bu düşünce bir an için içimde bir umut uyandırsa da Kudret Hanımağa’nın sözleri geldi aklıma. “O çarşafı sabah kimseye göstermeden bana getireceksin… İstemem etmem bilmem ben. Sakın ola kendinizi kesip de bana olmayan çarşafı getirmeye kalkmayın. Dünkü çocuk değilim ben; normla kanla ilk gece kanını birbirinden ayırt etmek sandıkları gibi zor değil. Bu sözlerimi Kılıç’a deyip de beni oğlumla karşı karşıya getirirsen bir daha seninle bu kadar ılımlı konuşmam. Bunu da böyle bil!” Belli ki oğlunun tepkisinden korkuyordu, ama bilmediği şey benim bu konuda herhangi bir kaçar yolumun olmadığının farkında olduğumdu… Öyle ya da böyle bu lanet gece yaşanacaktı. Ha yarın ha bugün ama yaşanacaktı. Kılıç Ağa bugün dursa yarın durmayacaktı. Üstelik şimdi kaçarsam her gün kaçmak için bir bahane bulmaya çalışacak her gün umut etmeye başlayacaktım. “Bir insanın kendine yapacağı en büyük kötülük boşa umut vermesidir” derdi dayem. Ben kendime bu kötülüğü yapmayacaktım. Korksam da asla kaçmayacaktım; hiçbir şeyden hiç kimseden… Ben içimde bu çelişkileri yaşarken Kılıç Ağa sonunda bir adım atıp bana yaklaştı. Elini iç cebine atıp bir kutu çıkardı. Bir de yüz görümlülüğü mü takacaktı. “Normalde duvağını açmadan önce vermem gerekirdi ama hava çok sıcak… Duvakla beklememen çok iyi olmuş.” Sıcak mı? Sıcaktan çıkardığımı düşünüyor olamazdı gerçekten, değil mi? Kutuyu açıp gözlerimin önüne getirerek bana gösterdi. “İzin verir misin?” dediğinde arkamı ona döndüm. Başımın üzerinden geçirdiği kolyeyi boynuma doğru indirerek klipslerini takarken parmaklarının değdiği yerler yüzünden parmaklarımı gelinliğimin eteklerine geçirmiş sıkıyordum. “Görünce gözlerinin rengini hatırlattı bana… Safir… Sana yakışacağını düşündüm. Beğendin mi?” diye sorup benden bir tepki beklediğini anladığımda başımı aşağı yukarı yaparak onayladım. Beğenmedim diye başımı iki yana sallasam, kolyeyi boynumdan sökercesine koparıp atsam neye yarayacaktı ki? Birden omzuma bir öpücük kondurduğunda bütün vücudum elektrik akımına çarpılmış gibi titredi. “Af edersin… Bir an… Rahatsız olmadın değil mi?” dediğinde öpücüğünün yarattığı şaşkınlıkla kalan yüzümde hiçbir kıpırtı olmadı. Öylece donup kaldım. Belli ki bu gece sandığımdan daha zor geçecekti. Önüme geçip ellerini omuzlarıma koydu. Bu dokunuştan rahatsız olmam gerekirdi, ama bir şekilde karşımda bana anlayışlı davranmaya çalışan bu adamdan rahatsız olmamıştım ve rahatsız olmamak kalbime bir başka ağırlık daha yerleştiriyordu. Bana karşı ilk günden bu yana iyi davranmaya çalışan bu adamı anlayamıyordum. Sağ yanımdaki melek, “o da kurban” derken sol yanımdaki melek “seni kurban seçenler onlar, kesin altında başka bir sebep vardır, sakın kanma” diyordu. “Diba… Bak… Nasıl konuşacağımı da bilmiyorum. O yüzden doğrudan söyleyeceğim” Gözlerini göz hizama getirebilmek için hafifçe başını eğip bir elinin parmakları ile başımı kaldırıp ona bakmamı sağladı. “Eğer istemezsen, sana elimi sürmem. Bu yüzden bana belli et… Biliyorum konuşamıyorsun ama seni anlayabilmem için bir şey yap” dediğinde gözüm arkasında kalan yatağa takıldı. O yatağa girebilecek miydim? Girmek zorundaydım… Gözlerimi kapatıp derin bir nefes aldığımda dudaklarıma değen sıcak, yumuşak dokunuşla Kılıç Ağa’nın beklediği cevabı aldığını anladım… AHUZAR Başıma asla gelmeyeceğine inandığım ve inandırıldığım zoraki evliliğimin ilk gecesi… Yalan yok kaçmak istedim… Abime yalvardım beni kurban etmeyin diye ama “yaşayacaksın Ahuzar… Evlenirsen yaşayacaksın, Boran abimizin, Hevi’nin, ana, babamızın, daha anasının karnındaki doğmamış yeğenimizin ve Bozbey aşiretindeki her bir kişinin hayatı bu evliliklere bağlı. Sen de biliyorsun. Eğer sadece benim canımı alacak olsalar asla seni bu evliliğe mahkum etmelerine izin vermezdim. Ama ya onları da ateşe atacağız, ya da bu ateşte iki kardeş yanıp her gün nefes almaya devam edeceğiz” dediğinde kızgınlıkla tek başıma kaçmayı bile denedim. Hazal Yengem bana yardım etse de Rohat denen Ağa bozuntusu daha Mardin sınırından çıkmadan beni yakalamıştı. Elleriyle babamın konağına geri getirdiğinde “bir daha tek bir hata yapmaya görün, işte o zaman kızınızın da bu konakta nefes alan yedisinden yetmişine herkesin de tüm Bozbey’lerin de sonunu getirmeyen Rohat’ın yüzüne tüm Mardin tükürsün” diye kükreyerek avluya resmen fırlatmıştı. Şimdi ise üzerimde kefenden farksız olan gelinlikle Rohat Ağa’nın gelmesini bekliyordum. Ne kendimi ne onu öldürebiliyordum. Ölüm artık benim için asla bir çıkış yolu değildi. Bizim aşiretimizden biraz daha küçük bir aşiret olsa berdelden başka bir çözüm bulmaya çalışırdık ama Karacadağ’lar da Bozbey’ler de Mardin’de adı geçen yerde titreten aşiretlerdi. Sert bir şekilde kapıyı açıp içeri girdiğinde kapının önünde durup tüm kapıyı kapladığında kendime hakim olmaya çalışsam da heybeti ile bile beni korkutuyordu. Ama bunu ona belli edemezdim. Bir kere ezilir büzülürsem bu konakta her gün benim için cehennem olurdu. Kapıyı kapattıktan sonra bana doğru yaklaşıp kolumu tutarak sert bir şekilde ayağa kaldırıp yüzünü yüzüme yaklaştırdı. Tükürür gibi, adeta tiksinir gibi “İnşallah bakire değilsindir de seni o katilin konağına atıp bacımı geri alabilmem için bir sebep verirsin bana” dediğinde nasıl böyle bir şey düşünür diye ona baktım. Benim bakire olmamamı istemesi mi daha iğrençti, beni babamın konağına geri atması mı karar vermek güçtü. “O çok istedikleri berdeli bozup bacımı bir gece dahi orada bırakmak zorunda kalmadan anamın da kardeşimin de kanını yerden kaldırmam için bir sebep ver bana. Daha önce nikahımda değildin, şimdi nikahımdayken de kaçmayı dene bakalım” dediğinde çatık kaşlarımla ona baktım. “Madem berdeli bozmak için bu kadar heveslisin, bakire çıksam da beni götürüp babamın kapısına atmanı engelleyecek olan ne? O yüzden asla sana kendi isteğimle teslim olmam” dediğimde daha da kararan yüzüyle bana yaklaştı. O yaklaştıkça geri adım atmamak için kendimi zor durduruyordum. “Ben Bozbey’ler gibi şerefsiz değilim. Yalan konuşmam, o abin olacak şerefsizin öldürdüğü anam beni şerefsiz biri olarak büyütmedi. O yüzden… Şimdi, sus ve soyun!!!”

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

Sessiz Çığlık

read
10.6K
bc

İNFAZ

read
4.9K
bc

Askerin Gelincik Çiçeği

read
35.0K
bc

KIRMIZI DOSYA : AŞK +18

read
27.8K
bc

Askerin Yaralı Gelini

read
29.3K
bc

KIZIL ŞEYTAN (BERDEL) TAMAMLANDI

read
14.9K
bc

KARŞI KOMŞUM Bİ ROMEO

read
7.5K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook