Mihriniz’dan, Gülbin’in tuhaf bakışları altında kendimi kötü hissetmeye başlayınca korkarak sordum. “N’e oldu, ne’den öyle b’akıyorsun?” Yüzündeki ifade değişmezken parmağının ucuyla kulağımın alt yanını gösterdi. “Orada bir şey var.” Yemek artığı mı sürüldü diye panikleyerek elimi gösterdiği yere götürdüm, dokunduğum yerde sanki darbe almışım gibi hafif bir sızı vardı. “Geçti m’i?” Suratı deminki şaşkın halden gülüşünü zorlukla tutan bir ifadeye büründü. “Yok bebeğim o öyle geçecek bir şeye benzemiyor.” Daha fazla merakta kalmaya katlanamayınca yataktan ayaklanıp makyaj masasının önüne geçtim. Boynumun yan tarafı ezilmiş gibi kan toplamıştı. Ne zaman olduğunu bilmiyordum ama dağ evinde Serhat beni yerden yere vururken olmuştu sanırım. Bana hala tuhaf bakışlar atmaya devam eden

