Yazar anlatımı... Demir o gece yarısı Hazan’ı yüksek bir tepeye götürmüş, arabasını ıssız bir alanda durdurmuştu. Şehirden uzak, sessiz, sadece sessizlikle dolu bir yerdi orası. Gece yarısını çoktan geçmişti, etrafta tek bir insan bile yoktu. Yalnızca gökyüzündeki ay ve yıldızlar onlara tanıklık ediyordu. Arabanın içinde, farların sönük ışığında birbirlerine dönüp bakmışlardı. Aralarındaki sessizlik bile huzurlu hissettiriyordu. Birbirlerine sevdalarını anlatmışlardı o gece. Hayallerinden, ileride yaşayacakları o küçük evden, bahçedeki çocuk kahkahalarından bahsetmişlerdi. Konuştukça yorgunlukları hafiflemişti. Ve farkında bile olmadan ikisi de sessizce uykuya yenik düşmüştü. Hazan’ın başı Demir’in omzuna düşmüş, Demir de başını onun saçlarına yaslamıştı. O an, ikisi de dünyadaki her şey

